Uşak
|
Tarihçesi: Antik dönemdeki adı "Temenothyrea" olan Uşak, İç Ege Bölgesinde Batı ve Orta Anadolu'yu birbirine bağlayan bölgede yeralmaktadır.
Yaklaşık M.Ö. 4000'den sonra yerleşik düzenin görüldüğü alanda kesintisiz yerleşimin eski Tunç Çağında başladığı tespit edilmiştir.
Tarih çağlarından önce Frigya, sonra Lidya hâkimiyeti ve M.Ö.330'da Büyük İskender'in hâkimiyetine girer. M.Ö. 189'da Roma İmparatorluğu, M.S. 395'te ise imparatorluğun ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma İmparatorluğuna geçmiştir.
1071'den sonra yöre Selçuklular ile Bizans arasında değiştirilmiştir. 1176'da bölge kesin olarak Selçuklu hâkimiyetine girmiştir. |
Selçuklu Devletinin yıkılmasıyla Germiyan Beyliğine, 1429 yılında ise Osmanlı topraklarına katılan Uşak, Kütahya sancağına bağlı bir kaza olmuş, Cumhuriyet döneminde ise 1953 yılında il merkezi haline gelmiştir.
Doğal Yapı ve İklim: Uşak ili komşuları olan Kütahya ve Afyon illeri gibi İç Anadolu ile Ege Bölgesi arasında geçiş bölümünü teşkil eder.
Kuzeyinde Şaphane, Kuzeydoğusunda Murat Dağı, Güneydoğuda Bulkaz Dağı ile çevrilidir. Uşak-Kütahya il sınırını oluşturan Murat Dağı volkanik yapılıdır. Bu Dağın batı eteğinde kaplıcalar bulunmaktadır.
Coğrafi konumundan dolayı Akdeniz iklimi ile İç Anadolu'nun karasal iklimi arasında kaldığından bitki örtüsü de buna benzer bir durum göstermektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise iç Anadolu'ya göre daha ılık geçen bir karasal iklim egemendir. Ege Denizi üzerinden gelen bulutların getirdiği yağışlar, il iklimini Orta Anadolu ikliminden ayırır.
Tarım: İlin genel ekonomik yapısı tarım, sanayi ve ticarete dayalıdır. Uşak halkının % 55'i şehirde oturmaktadır, ticaret ve sanayi ile uğraşmaktadır. % 45'i ise köylerde oturarak tarım ve hayvancılık ile uğraşmaktadır. İlçeler dâhil tarımsal amaçlı kullanılabilen alan 242.114 hektardır. Sulanabilen arazinin miktarı ise 1.427 hektardır. Bu nedenle il tarımında büyük bir gelişme gözlenememiştir. İl arazisi özelliğine göre sulu tarım alanı, kuru tarım alanı, çayır mera, orman ve fundalık olarak dağılım göstermektedir. Tarımsal ürünleri buğday, arpa, yulaf, bakla, nohut, fasulye, mercimek, börülce, fiğ, burçak, mürdük, tütün, şeker pancarı, pamuk, susam, lahana, ıspanak, pırasa, biber, domates gibi ürünler yetişir. Bitkisel ürünlerden arpa, buğday, mısır, patates, ayçiçeği, haşhaş, şeker pancarı ile sebzeler ve meyveler yetiştirildiğinden, elde edilen bu ürünler ilimizde mevcut un, yem ve şeker fabrikalarında hammadde olarak kullanılmaktadır.
|
Sanayi: Uşak, Türkiye'de ilk sanayi kuruluşlarının ortaya çıktığı yörelerimizden biridir. Uşak ta imalat sanayisinin kurulmasına belirleyici rolü halı ve kilimcilik oynamıştır. 1923 yılına Ticaret ve Sanayi odasının kurulması ile dağınık bir durumda olan tacir ve sanayiciler bir çatı altında toplanmıştır.
Dericilik: Uşaklı dericiler ülke üretiminin % 60'ını gerçekleştirmektedir. Ayrıca derinin işlenmesi sırasında yan ürün olarak elde edilen etleme artıkları sabun sanayiinde, traş artıkları da ayakkabı (astar imalatı) sanayiinde kullanılmaktadır. Dericilik sektöründe 300 işyeri faaliyet göstermektedir. |
Dokumacılık: Yatırımları teşvik yasalarının sağladığı imkânlarla Uşaklı sanayici modern teknoloji kullanmaya başlamış, yeni makineleri ithal ederek üretim kapasitelerini artırmıştır. Dokumacılığın tarihi oldukça eskidir. Basma ve Amerikan bezi ilimizde çıkarılmaktadır.
Afyon Kocatepe Üniversitesine bağlı Tekstil Mühendislik Fakültesi Karahallı ilçesinde açılmıştır. Geçen yıl ilk kez Karahallı tekstil ve Dokuma Festivali eylül ayında düzenlenmiştir.
Battaniye: Uşak İlinde son yıllarda çoğalan yün iplik fabrikalarında üretilen yün İpliklerini dahilde değerlendirmek gayesiyle bazı fabrikalarda bazı şahısların kurduğu büyük dokuma makinelerinde düz ve desenli pelüş battaniyeler imal edilmektedir. 1973-1981 yılları arasında Uşak ilinde; kalkınmada ikinci derecede öncelikli iller arasında yer alması ve getirilen teşviklerle makinelerde modernizasyon sağlanmış, ülke üretiminin % 85'i ilimizde imal edilir olmuştur.
Seramik Sanayi: Uşak ilinde tekstil sanayine paralel olarak seramik sanayinde de önemli gelişmeler olmuştur. İlde faaliyet gösteren, Hitit Seramik, Uşak Seramik, Umpaş Seramik Fabrikası olmak üzere 3 adet Seramik Fabrikası vardır.
Madencilik: Uşak, yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengindir. İlin Selvioğlu köyünde mermer üretimi, Ulubey ilçesinde zımpara, güre civarında uranyum, Nadara köyü ve Banaz yörelerinde demir, yine Banaz civarında linyit kömürü ile nikel zuhurları ile cıva, Murat dağında da cıva, çinko, kurşun ve bakır olduğu tespit edilmiştir. İlin önemli yer altı zenginliklerinin başında altın gelmektedir. Eşme İlçesi Kışladağ Mevkiinde bulunan altın madeni kaynakları MTA tarafından yapılan incelemelerde 1,43 gr/ton altın tenörlü ve toplam 105,8 ton metal altın rezervine sahip olduğu tespit edilmiştir. 2005 yılında üretim için alt yapı tamamlanmış olup 2006 yılı başında üretime başlanılacaktır. Yabancı ortaklı bir özel şirket tarafından işletilmektedir.
Uşak ilinde bu sanayi kuruluşlarından başka Zımpara, Plastik, Kereste ve Çivi Fabrikası, Kolonya İmalathanesi, Tarım Römorku İmalathanesi ve daha pek çok Sanayi kuruluşları vardır.
İlçeler: Uşak ilinin ilçeleri; Banaz, Eşme, Karahallı, Sivaslı ve Ulubey'dir.
Banaz İlçesi: Banaz ve çevresinin Yontma ve Cilalı Taş devirlerindeki yerleşme yerleri henüz daha açıklığa kavuşmamıştır. Bakır Devrinde (M.Ö.5000-3000) sadece iki yerleşim yeri tespit edilmiştir. Bunlar Banaz, Hanüstü ile Paşacık Köyü Mercimekli Tepesidir. Türklerin 1071 yılında Malazgirt Savaş'ını kazanmasından sonra Anadolu Türkleşmeye başladı. Anadolu Selçuklu Devleti, 1176 tarihinde Banaz ve yöresini başka el değiştirmemek üzere aldı, Selçuk Devletinin zayıflaması üzerine Banaz ve civarının idaresi Germiyan Beyliğine geçti.
Germiyan Beyliği'nin ortadan kaldırılması ile Osmanlı Devleti'nin idaresine geçti. Osmanlı Devleti döneminde Kütahya sancağının Uşak kazasına bağlı bir nahiye olan Banaz,1912 yılında Kütahya Valisi Gedik Ahmet Paşa tarafından köy statüsüne indirildi. Bucak merkezi İslam Köy'e taşındı.
Yunanlıların 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal etmesinden sonra, işgal İç Anadolu'ya doğru zamanla ilerledi. 25 Mart 1920 tarihinde Banaz, Yunan işgaline uğradı. Başkomutanlık Meydan Savaşı'ndan sonra Yunan kuvvetlerinin batıya çekilmesi ile 31 Ağustos 1922 de Türk Ordusu Banaz'a girdi. Böylece Banaz düşman işgalinden kurtuldu.
Cumhuriyet'in ilanından sonra Uşak, Kütahya Vilayetinin bir kazası olarak kaldı.1953 yılında Uşak'ın il olması ile Banaz nahiyesi kaza haline geldi.
Eşme İlçesi: Friglerin ilk yerleşim birimlerinden olan Eşme M.Ö.676 tarihinde Kimmerlerin hakimiyetine girmiştir. Kimmerlerden sonra sırasıyla; Lidya ve Bergama Krallıklarının eline geçen yöre, M.Ö.130 tarihinde Roma hâkimiyetinde kaldı. Roma İmparatorluğunun 395'te ikiye ayrılması ile Doğu Roma (Bizans) sınırları içinde kalan ilçe, Anadolu Selçukluları döneminde Türklerle Bizanslılar arasında zaman zaman el değiştirdi. 1233 tarihinde Uşak'la beraber Eşme Yöresi de, kesin olarak Türk hâkimiyetine geçti. Bu dönemde ilçe civarına kesin Türk yerleşmesi oldu.
Eşme yöresininde 1920'lerde Yunan işgali ile karşı karşıya kaldığı bilinmektedir. Yunanlılar bugün ilçenin kasabası olan Takmak'a kadar gelerek burayı işgal ettiler. 3 Eylül 1922 tarihinde Türk ordusunun yöreye gelmesiyle, Eşme düşman işgalinden kurtuldu. İlçe 1953 yılına kadar Manisa'ya bağlı iken aynı tarihte Uşak'ın il olması ile buraya bağlandı.
Karahallı İlçesi: Karahallı'nın içinde bulunan ipek yolunun ilk günlerinden beri pek çok medeniyet görmüş Clandıras Köprüsü vardır ki tarihi İsa'dan önce 600 yıla uzanır. Karahallı da ilk belediye 1907 yılında kurulmuş olup 1908 yılında da nahiye durumuna gelmiştir.
Ulubey İlçesi: Evliya Çelebi seyahatnamesine göre Ulu Göbek 1517-1547 yılları arasında Kütahya sancağına bağlı bir köy idi. Cumhuriyet döneminde Ulugöbek adı değiştirilerek Ulubey adını almıştır. Uşak 1851 yılında kaza merkezi olunca Ulubey'de nahiye haline getirilmiştir.
15 Temmuz 1953 tarihinde kaza olmuştur. 27 Ağustos 1920-1922 yılları arasında Yunan işgali altında kalan ilçe 2 Eylül 1922'de işgalden kurtulmuştur. İlçeye bağlı İnay köyünde Roma-Bizans dönemine ait nais adlı yerleşim yeri bulunmaktadır. Ayrıca Aksaz Köyü - Hasköy - Asarı, İnay Balçıklı deresi gibi yerlerde antik kalıntılar vardır. İlçenin güney kesimi geniş kanyonlarla kaplıdır.
Sivaslı İlçesi: Sivaslı topraklarında bilinen en eski uygarlık Hititlerdir. Hititler M.Ö. 800 yıllarında Anadolu'da siyasi birliği kurmuşlardır. Bu devirlerden kalma eserlere Tatar, Yayalan ve Ağaçbeyli kasabalarında rastlanmaktadır. M.Ö. 670' de Lidya, M.Ö. 570'de Pers egemenliği görülür. M.Ö. 260 yılında bölge Bergama Krallığına M.Ö. 132'de ise Roma İmparatorluğu hâkimiyetine geçti. M.S. 395'de Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasıyla bölge Bizanslıların eline geçti. 1072'den itibaren Türk egemenliğinde kalmıştır.1920 yılı Ağustosunda Yunanlılarca işgal edilmiş 31 Ağustos 1922'de işgalden kurtulmuştur.
Sivaslı, İl merkezinin güneydoğusunda Uşak-Denizli karayolunun 35.km.sinde Bulkaz Dağının eteklerinde kurulmuştur. Kuzeydoğusunda Banaz, doğuda Afyon, Sandıklı, güneyde Denizli, Çivril güneybatıda Karahallı, batıda Ulubey ilçeleri ile çevrilidir. Büyük Menderes nehrinin kollarından Banaz Çayı ilçe topraklarından geçmektedir. İç Ege'de hâkim olan karasal iklim hüküm sürer. Dağlık kesimlerde çam ardıç ve meşeden oluşan ormanlar bulunur.
İlgi Çekici Yerler: Başkomutan Tarihi Milli Parkı, Çevreköy - Akse ve Evrendere orman içi dinlenme yerleri. Blaundos ve Sebeste ilkçağ kalıntıları, Aziz Manas, Balıklaya ve Delikkaya kiliseleri. Uşak Ulu Camii, Burmalı Camii ve Çakaloz Camii, Ali Ağa, Cimcim ve Cankış çeşmeleri, Cılandras, Beylerhan, Halıpazarı köprüleri ve Çanlıköprü, Şeyh Hacı, Kemal Türbesi, Uşak Arkeoloji Müzesi, Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi gezilecek ve görülebilecek yerler arasındadır. |
|
|