Ürdün; Doğu Akdeniz Bölgesi'nde Kızıldeniz kıyısındaki Akabe Körfezi'nde 26 km genişlikte kıyısı olan bir ülkedir.
Tarihi: Tarih boyunca çeşitli kavim ve devletlerin (Asur, Babil, Pers, Roma) etki alanında bulunan Ürdün, 7. yüzyılda Arapların eline geçti. 12. yüzyılda Haçlılarla Müslümanlar arasında savaşlar oldu. 16. yüzyılda Ürdün, Osmanlı hâkimiyetine geçti.
1. Dünya Savaşı sonunda ülkeye İngilizler hâkim oldu. 1923'te İngilizler, Ürdün'ün bağımsızlığını tanıdılar.
|
1946'da İngiliz mandası kalkarak ülke tam bağımsızlığına kavuştu. 1951 'de Kral Abdullah'ın katledilmesinden bir yıl sonra ülke yönetiminin başına Haşimi Sülâlesinden Talal'ın oğlu Kral Hüseyin geçti.
1994'te Kral Hüseyin'in İsrail ile ülkesi arasındaki gerginliği sona erdiren bir deklarasyonu imzalaması ve ABD ile yakınlaşması, bazı Arap ülkelerini gücendirdi. Suudî Arabistan'la gergin olan ilişkileri düzelme sürecine girdi. 1999 başında Kral Hüseyin'i kaybeden Ürdün, oğlu Kral Abdullah yönetiminde de Arap âlemi içinde en istikrarlı politika izleyen ülke olarak tanınmaktadır. |
Yüzey şekilleri: Ülke yüzey şekilleri yönünden iki bölgeye ayrılır: Batıda, Ürdün nehri ve Lût Gölü'nün yer aldığı derin bir oluk (Gor çukurluğu) uzanır. Bu oluğun yamaçları akarsu vadileri ile parçalanmıştır. Burada Ölü deniz veya Lût gölü, Afrika'dan başlayıp Kızıldeniz üzerinden Türkiye'de (Antakya-Kahramanmaraş) devam eden bir kırık hat üzerinde yer alır. Ölü denizin bulunduğu saha çok derin ve alçakta olup çevresindeki sahalarla olan yükseklik farkı 900-1200 m dolayındadır. İkinci bölge, Lût Gölü'nün çevresindeki sahalardır; burası masa şeklinde bir topografyaya sahip olup ülkenin kurak (çöl) bölgesidir. Lût Gölü (Ölü deniz), deniz seviyesinin 394 m altındadır. |
Gölün derin kesimi 300 m dolayındadır. Bu durum dikkate alındığından Lût oluğu deniz seviyesinin 700 m kadar altına inmektedir. Gölün suyu çok tuzlu (binde 300'ün üzerinde) olduğu için insan su üstünde kalarak yüzememektedir.
İklimi ve bitki örtüsü: ülkenin batısında Akdeniz iklimi ve bitki örtüsü görülür. Doğusunda yaz ile kış arasında sıcaklık farkının artığı ve yağışların azaldığı kurak karasal iklim etkilidir. Yüksek sahalarda otlaklar ve kızılcam toplulukları görülür. Kızılçamlann tahrip edildiği Lût Gölü'nün doğusunda garig topluluklarına rastlanılır.
Nüfusu ve yerleşmesi: Ürdün, 2. Dünya Savaşı'ndan beri nüfusu hızla artan bir ülkedir. Bu nüfus artışında, 1967'den beri İsrail'in işgal ettiği topraklardan gelen Filistinlilerin göçü de etkili olmuştur. Kentlerde yaşayan nüfus gittikçe artmaktadır. Bilhassa iklim şartları da iyi olan Amman ve çevresi nüfusun en fazla toplandığı merkezdir, ülke nüfusunun büyük bölümü Müslüman'dır; Hristiyanlar azınlıktadır. Suriye sınırında sanayi tesislerinin bulunduğu sahada nüfus yoğunluğu fazladır, ülkenin denize açılan tek kapısı, Kızıldeniz'e açılan Akabe Körfezi'nin kuzey kıyısındaki Akabe'dir.
Ekonomisi: Bölgedeki savaşlar ve huzursuz ortam Ürdün'ün ekonomisini ciddî olarak etkilemiştir. Nitekim 1967'deki Arap-İsrail Savaşı, turizm faaliyetlerine önemli darbe vurmuş, Batı şeridindeki tarım arazilerinin işgali tarımsal üretimi azalltmıştır. Doğal kaynaklar bakımından fakir olan ülkede, temel gıda maddeleri ithal edilmektedir. Fazla askerî harcamalar da Ürdün'ün ekonomisini sarsmaktadır.
ülkede batıda ve Lût oluğundaki tarıma uygun olan sahada üretilen tarım ürünleri, ülke ihtiyacının ancak yarısını karşılamaktadır.
Önemli tarım ürünleri buğday, arpa, baklagiller ile diğer sebze ve turunçgillerdir.
Ham madde kaynaklarının eksikliğinden dolayı sanayi pek gelişememiştir. Zengin ve önemli tarihî eserlere sahip olan Kudüs'deki turizm faaliyetleri, İsrail işgalinden dolayı eski önemini kaybetmiştir.
Arap ülkeleri içinde doğal kaynakları yetersiz olan bu ülkede eğitim ve öğretim faaliyetleri ileri seviyededir. Örneğin ülkenin kuzeyindeki 300 bin nüfuslu İrbid kentinde kız öğrencilerin çok sayıda olduğu öğretim seviyesi yüksek üç üniversite kurulmuştur. Yüksek tahsil gören nüfusun bir bölümü Arap ülkelerinde çalışmaktadır. Başka bir ifade ile ülkenin en önemli kaynağı, yetişmiş insan gücüdür.
Ürdün ile Türkiye arasında güçlü siyasî ilişkiler kurulmuştur.
Türkiye, Ürdün'den kalsiyum fosfat, potasyum klorür, ham deri, soya küspesi ve nafta almaktadır; Ürdün'e ise gıda maddeleri, demir çelik ürünleri, dayanıklı tüketim malları, lastik ve cam şişe satmaktadır. |