| Tunus |
Kuzey ve doğusu Akdeniz, batısı Cezayir ve güneydoğusu Libya ile çevrilidir.
Tarihi: Önce Kartaca, sonra Roma Devleti'nin egemenliğinde kalan ülke, 7. yüzyılda Müslüman Arapların etkisine girmiş ve 16. yüzyılın sonunda Osmanlı toprakları içinde yer almıştır. Ancak yöneticiler, Avrupa'daki reformları ülkelerine aktarmaya çalıştılar. 19. yüzyılın ortalarında ekonomik durgunluk nedeni ile Avrupalı bankerlerden, özellikle Fransızlardan borç para aldılar. Borçlarının ödenmemesini fırsat bilen Fransa, 1881'de ülkenin kontrolünü ele aldı. Fransız kolonileri, ülkenin en verimli sahalarında kuruldu. Bu durum ülkede huzursuzluklara neden oldu. 1920'li yıllardan itibaren ülkede Fransızlara karşı başlayan ayaklanmalar ve çatışmalar sonucu Tunus bağımsızlığını 1957'de kazandı. |
Yüzey şekilleri: Tunus'un güneyi ve batısı, Sahra'nın kuzeye doğru uzantısını oluşturan çöllerle kaplıdır. Gabes Körfezi'nin doğusunda ve ülkenin iç bölümünde deniz seviyesinin altında bulunan çukur sahalara geçilir. Özellikle güney kesimdeki çukur sahalar içinde tuzlu bataklıklar yer alır. Bunlara şot veya sekba adı verilir. Yaz döneminde şiddetli buharlaşma sonucu bataklıklar tuzlu kabukla kaplanır. ülkenin kuzeyinde yüksekliği 1500 metreyi bulan Atlas dağları uzanır.
İklimi ve bitki örtüsü: Akdeniz kıyılarında kurak ve sıcak olan Akdeniz iklimi, güneyde ve iç kısımlarda çöl iklimi egemendir. Çöllerde, Sahra'dan gelen tozlu, kuru ve çok sıcak sirokko rüzgârı eser. Kuzeyde Akdeniz ikliminin egemen olduğu alanlarda makiler, iç kesimlere bakan yükseklerde bozkırlar, çöllerde çok seyrek ve zayıf bir bitki örtüsü yer alır. |
Nüfusu ve yerleşmesi: ülkede Berberîlerden oluşan nüfus çoğunluktadır. Tunus'a Avrupalıların etkin olduğu dönemlerde Fransızlar ve İtalyanlar da yerleşmişlerdir. Ülkenin kıyı kesiminde nüfus yoğunluğu fazladır. İç kısımlarda sadece vahalarda nüfus bulunur, ülkede kentler kıyı bölgelerinde yer alır. Başlıca şehirleri; düz damlı toprak meskenlerin çoğunlukta olduğu başkent Tunus, Gabes, Kairouan ve Sfaks'tır.
Ekonomisi: Ülke ekonomisine, uzun bir dönem egemen olan Fransızlar damgasını vurmuştur. Tarımdan yerleşmeye, maden işletmeciliğinden ticarete varıncaya kadar her alanda ticarî kazancın önde olduğu bir ekonomi uygulanıyordu. Verimli tarım alanları Avrupalıların elinde bulunuyordu. İhracata dayanan bir tarım işletmeciliği yürütülüyordu. Tunus bağımsızlığını aldıktan sonra ekonomik yönden bir çöküntüye girdi. |
Dış ülkelere önemli ölçüde göçler oldu. üzün yıllar sıkıntı çekildi, uygulanan ekonomik politikalar ve kooperatifçilik yapısını esas alan ekonomik model başarılı olamadı. Artan nüfusun ihtiyaçları karşılanamaz duruma geldi. Bu olumsuz gelişmeler, son yıllarda ekonomide yapılan reformlarla giderilmeye çalışılmaktadır.
Tunus'un önemli yer altı zenginliğini fosfat yatakları ile Sahra'dan çıkarılan petrol, doğal gaz, demir, kurşun-çinko, tuz oluşturur. Gübre, demir-çelik, metalürji (kurşun), otomotiv, tekstil, gıda ve çimento sanayiine ait tesisler vardır. Ülke ihtiyacının üzerinde üretilen tütün, turunçgil, üzüm, hurma ve zeytinin bir bölümü ihraç edilir.
Bu ülke ile her türlü ilişkimiz iyidir. Tunus'tan gübre ham maddesi, bazı asitler ve ham deri almaktayız. Buna karşılık ekmeklik buğday, patates, demir-çelik çubukları, beyaz eşya satmaktayız. |
|
|