Tunceli
|
Doğal Yapı: Tunceli ili, Yukarı Fırat bölümünün en engebeli kesiminden birinde yer alır.
Akarsu vadisiyle derin biçimde parçalanmış olan il topraklarının büyük bölümü dağlık alanlardan oluşur. Tunceli ilinin kuzey kesimini kabaca batı- doğu doğrultusunda uzanan Doğu Toroslar'a bağlı dağ dizileri oluşturur. Yer yer 3.000 metreyi aşan bu dağ dizileri Munzur Dağları ve Karasakal Dağı, Bağırpaşa Dağı ve Koşan Dağı'dır. Munzur Dağları ve Bağırpaşa Dağı'nın yüksek kesimlerinde yer alan ve gür çayırlarla kaplanan yaylalar ilin başlıca hayvancılık alanlarıdır.
Munzur Dağları'nın güneyinde yer alan bir çöküntü alanı olan Ovacık Ovası da ilin başlıca bitkisel üretim alanlarıdır. |
Bir başka çöküntü alanı olan Pülümür Ovası da Tunceli ilindeki küçük düzlüklerdendir. Bunlardan daha geniş alanlar kaplayan bazı düzlükler Keban baraj gölünün suları altında kalmıştır.
Tunceli ilinden kaynaklanan sular, Fırat Irmağı aracılığıyla Basra Körfezine ulaşır. Kuzey kesimden doğan bazı küçük dereler doğal sınır oluşturan Karasu Irmağı'na katılır. Eskiden Murat Irmağı'nın başlıca kollarından olan Peri Suyu ile Munzur Suyu, günümüzde Keban Baraj gölünü besleyen birer akarsu durumundadır.
Tunceli ilinde önemli bir doğal göle rastlanmaz. Keban baraj gölünün doğu, kuzey ve kuzeybatı kesimleri il sınırları içindedir. Tunceli ilinin özellikle kuzeydoğu kesimi ülkemizin oldukça etkin bir deprem bölgesinde yer alır. Doğu Anadolu Bölgesi'nin sert kara ikliminin etkisi altında kalır. Kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar ise sıcak ve kurak geçer.
Tunceli ili doğal bitki örtüsü açısından oldukça yoksuldur. Ormanlar büyük ölçüde yok edilmiştir. Yüksek kesimlerde meşe ve ardıç ormanları vardır. Diğer kesimlerde geniş çalılıklar alanları kaplar.
Tarihçesi: Tunceli yöresinde yapılan kazılar sonucunda 7.500 yıl önce bazı halk toplulukları yaşamıştır. İ.Ö 2 bin yılında Huri kökenli İşuvalılar'ın yurdu olan bu topraklar, İ.Ö 14. yüzyılda Hititlerin eline geçti. Sonradan Urartular, Medler ve Persler tarafından işgal edildi. İ.Ö 4 yüzyılda Makedonya egemenliğine geçti. Sonra İ.Ö Romalıların ve İ.S 7 yüzyılda Bizans İmparatorluğuna bu toprak teslim oldu. 11.yüzyılda Türkmenler denetim kurmaya çalıştılar. 13. yüzyılda Moğol işgali ve sonrada Timur Devleti egemenliği yaşadı. Danişmentliler ve Eratna Beylikleri tarafından kontrol altına alındı.
1514 yılında Osmanlı Devletine bağlandı. Yörede 19. ve 20. yüzyılda birçok ayaklanmalar oldu. Yöreyi etkileyen önemli başkaldırı olayları; 1916 Dersim, 1921 Koçgiri Şeyh Said 1925 ve 1937 Seyyit Rıza önderliğindeki çıkan ve 1938'de bastırılan Dersim Ayaklanmasıdır.
Dersim Osmanlı dönemi sonu ile cumhuriyetin ilk yıllarında, konumu sık sık değişen farklı biçimlerde yönetildi. Uzun bir süre Dersim'in merkezi Hozat'tı ve Pülümür yöresi de Erzincan'a bağlıydı. Birçok değişiklikten sonra son kez 1936'da gene il yapılan Dersim'in adı aynı tarihte Tunceli olarak değiştirildi. Pülümür ise 1938'de Tunceli'ye bağlandı.
İlçeleri: Çemişkezek, Hozat, Mazgirt, Nazimiye, Pertek ve Pülümür
İlgi Çekici Yerleri: Munzur vadisi milli parkı, Mazgirt ve Pertek kaleleri.
Korluca ve Ulukale kiliseleri,
Yelmaniye, Elti Hatun, Ulukale ve Sağman camileri;
Sivdin ve Çemişkezek köprüleri;
Hamam-ı Atik ( Eski Hamam); Uzun Hasan, Ferruh Şad Bey ve Çoban Baba Türbeleri;
Ulukale Meydanı Çeşmesi.
Yöresel Kültür: Tunceli'de sosyal ve kültürel yaşamın şekillenmesinde, yörenin tarihsel ve toplumsal evrimine bağlı gelişmeler ile doğa koşullarına bağlı ekonomik faaliyetler belirleyici olmuştur. İlde tarım topraklarının kısıtlı olması nedeniyle hayvancılığın daha çok gelişmesi, yazın yaylalara çıkıp, kışın köye dönmek biçiminde göçebe bir yaşamı da beraberinde getirmiştir.
Hayvancılık, yörede geleneksel el sanatları arasında halı, kilim, cicim ve palaz dokumacılığının daha çok gelişmesini sağlamıştır.1960'lı yıllarda ekonomik ve sosyal nedenlerle hız kazanan göç olgusu, değerlerin değişmesinde önemli bir etken olmuştur. İl merkezine ve dışarı illere yönelen göç sürecinde güçlü aile bağları korunsa da aşiret düzeni çözülmeye başlamıştır. Göçün yanı sıra, eğitim gören genç kuşakların da sosyal yapının gelişmesinde ve töresel yapının çözülmesinde önemli katkıları olmuştur. Tunceli yöresinde toplumsal yardımlaşma kurumu olarak da önemli olan kirvelik, geleneksel yaşamın ayakta duran kurumlarından biridir.
Kaplıcalar:
Dedebağ (Bağın) Kaplıcası: Mazgirt İlçesi, Dedebağ Köyündeki kaplıca, ilçe merkezine 65 Km. uzaklıkta, Peri Suyu kenarındadır. III. öncelikli kaplıca sınıfına giren Bağın Kaplıcasında tek kaynaktan çıkan suyun akım değeri 5 lt/sn, sıcaklığı 35 C, PH değeri 5,0'dır. Kaplıca suyu kalsiyum sülfatlı, sodyum sülfatlı ve klorür bikarbonatlı sular grubundandır. Banyo uygulamalarına elverişli olan bu sular, romatizmal hastalıklar, kırık-çıkık sekelleri ve kadın hastalıkları tedavisinde olumlu etki yapmaktadır.
Anafatma Kaplıcası: Tunceli-Ovacık karayolu üzerinde, il merkezine yaklaşık 7 Km. uzaklıkta bulunan kaplıcanın bulunduğu yerde bir dinlenme ve yeme-içme tesisi vardır. Tek kaynaktan çıkan suyun akım değeri 3 lt/sn, sıcaklığı 25 C, PH değeri 6,5'tir. 2500 - 3000 m2'lik bir alanı kaplayan kaplıcadan sadece yöre halkı yararlanmaktadır.
Aşağı Doluca (Harik) Kaplıcası: Nazımiye İlçesi, Aşağı Doluca Köyünde Vadi içerisinde yer alan kaplıcanın çevresinde küçük ağaçlardan oluşan ormanlık alan bulunmaktadır. İlçe merkezine 16 Km. uzaklıktaki kaplıcanın tek kaynaktan çıkan suyunun akım değeri 2 lt/sn, sıcaklığı 39 C, PH değeri 5,0'dır. Harik Kaplıcasında bir konaklama tesisi vardır. Kalsiyum sülfatlı ve sıcak sular grubundan olan kaplıca suyunun romatizmal hastalıklar, kırık-çıkık sekelleri ve kadın hastalıkları tedavisinde banyo olarak kullanılması uygun görülmektedir.
Karaderbent Köyü Kaplıcası: Pülümür İlçesi, Karaderbent Köyünde bulunan kaplıca ilçe merkezine 13 Km. uzaklıktadır. Kaplıca suyunun akım değeri 0,2 lt/sn, sıcaklığı 25 C, PH değeri 6,0'dır.
Sütlüce (Harçik) İçmecesi: Merkez ilçe sınırları içerisinde, Tunceli-Erzincan karayolu kenarında, il merkezine 4 km. uzaklıktadır. İki kaynak halinde olan suyun akım değeri 2,4 lt/sn, sıcaklığı 24,5 C'dir. Maden suyu olarak kullanılabilecek nitelikte olan bu radyoaktif kaynak değerlendirilmediği için doğada akıp gitmektedir.
Diğer Kaplıca ve İçmeler: Tunceli'de bu kaplıca ve içmeler dışında, merkez ilçede Dikilitaş Maden Suyu, Mazgirt yöresinde Ilıcak Maden Suyu ve Pülümür yöresinde Pülümür Maden Suyu vardır. Bunların akım değeri ortalama 2 lt/sn dolayındadır. Sıcaklıkları 17,5 C ile 18 C olan bu kaynaklarda henüz hiçbir tesis bulunmamaktadır.
Geleneksel El Sanatları: Tunceli'de geleneksel el sanatları arasında en yaygın olanlar halı, kilim, cicim ve palaz dokumacılığı, dericilik ve çanak-çömlek yapımıdır. Günümüzde halı ve kilim dokumacılığı ilçe merkezlerinde; çanak-çömlek yapımı ise daha çok köylerde yaygındır. |
Dokumacılık: İlde temel ekonomik faaliyetin hayvancılık olması, geleneksel el sanatları arasında dokumacılığın ön plana çıkmasını sağlamıştır.
Yörede yünden yapılan halı, kilim, çanta, heybe, çorap ve keçi kılından çuval, palaz, harar, örken gibi el dokumaları yapılmaktadır.
Pamuk ipliğinden çizgili olarak dokunan ve çoğunlukla kadın şalvarlarında kullanılan manusa (arap dudağı), günümüzde yaygın değildir. Yöreye özgü el sanatları arasında önemli bir yeri olan cicim dokumacılığı, Hozat'ın Dervişcemal Köyünde halen sürdürülmektedir. |
Yörede günümüzde de bitki köklerinden elde edilen doğal boya kullanımı yaygındır. Süslemelerde geometrik biçimlerle oluşturulmuş kompozisyonlar yaygındır. Bitki ve hayvan motiflerine daha çok aşiret dokumalarında rastlanır.
Halı dokumacılığı: Mazgirt, Çemişgezek, Pülümür ve Ovacık ilçelerinde gelişmiştir. Özellikle Ovacık ilçesinin Yeşil yazı Bucağında dokunan Kemaliye türü ince halılar ünlüdür. Yöre halılarının ortak özellikleri, ilmek iplerinin uzun kesilmesi, kök boya ve doğal renk kullanımıdır.
Yaygın olarak lacivert, kırmızı, tuğla kırmızısı, yeşil, pembe, sarı ve turuncu renkleri kullanılır.
Yörede 'mazman' denilen göçebe tezgâhlarında küçük boyutlu olarak dokunan kilimlerde motiflerde küçüktür. Motifler, çözgü yönüne göre aynı renk dikey veya yatay sular halinde sıralanır. Kumaş dokumacılığı daha çok aşiretlerde yaygındır. Bunlar yünden iki iplik tekniğinde dokunur. Beyaz ve siyah renkli kumaşlara yörede 'barason' kumaşı denir.
Çanak-Çömlekçilik: Çemişgezek ilçesinin Kara hisar Köyündeki yaygın çanak-çömlek yapımcılığı, günümüzde kaybolmaya başlamıştır. Kadınlar kırmızı killi topraktan başta güveç, kazan kapağı, ibrik, ayran leğeni, yayık ve pekmez küpü gibi kaplar yapmaktadırlar.
Dericilik: Tunceli'de günümüzde örnekleri çok az görülmekle birlikte, koyun derisinden namazlık, keçi derisinden tuluk (Sütün yağını çıkarmak için kullanılır), dağarcık, öküz ve inek derisinden de çarık, atların palan kayışları, eğerleri, üzengileri ve dizginleri yapılır.
Geleneksel Halk Giyimi: Tunceli'de temel ekonomik faaliyet olarak hayvancılığın ve buna bağlı olarak dokumacılığın gelişmesi nedeniyle 1950'lere kadar ev dokumalarından yapılan geleneksel giysiler yaygın olarak kullanılmaktaydı. Tunceli yöresinde ekonomik ve sosyal yapıdaki değişimler, giyim-kuşam özelliklerini de etkilemiştir. Büyük merkezlerle ilişkiler, geleneksel giysiler yerine çağdaş giyim-kuşam özelliklerinin benimsenmesini kolaylaştırmıştır.
Yöre Mutfağı ve Yöresel Yemekler: Tunceli'de temel ekonomik etkinliklerin tarım ve hayvancılık olması nedeniyle yöre mutfağı, tahıl ürünleri ile hayvansal besinlere dayanır. Bağcılığın yaygın olduğu yerlerde besin ürünleri çeşitlenmektedir. Şire'nin hem tatlı hem de katık olarak kullanımı yaygındır.
Pekmez, pestil ve orcik (cevizli sucuk), şireden yapılan besin türleridir. Ayrıca döğme denilen bulgurla 'şireli' tarhana yapılır. Buğdaydan elde edilen döğmeden yapılan 'döğme pilavı' ve 'keşkek, yarmadan yapılan 'malhuta çorbası', tarhana, erişte ve un pilavı yörenin yaygın yemeklerindendir. Sütten yağ, yoğurt, ayran ve çökelek yapılır. Yörenin en bilinen yemeklerinden biri olan 'hazırlop köftesi'dir. Bu köfteyi yapmak için el değirmeninde öğütülmüş mercimek ve culbant (bir tür baklagil) ıslatılır, un, soğan ve maydanozla yoğrularak rulo biçimi verilir. Pişirildikten sonra üzerine kızdırılmış kırmızıbiberli yağ gezdirilir.
Ekmekler genellikle tandırda ya da sacda pişirilir. Mayalı hamurdan yapılan ekşili ekmek, bazlama; mayasız hamurdan yapılan yufka, kumbik, kül (ocak) gömmesi ve değirmen poğaçası yaygın ekmek türleridir. Yumurtalı tepsi kumbiği, su böreği, bişi ve hırınç gibi börek türü hamurlu yiyecekler, sacda ya da ocakta pişirilir. Kalbur hurması ve baklava, yaygın türleridir.
Tunceli'de son yıllarda bazı tarımsal ürünlerin turizm ve ekonomiye katkısını artırmak amacıyla daha iyi tanıtılmasına yönelik çabalar artmıştır. Bu anlamda bal üretimi her yıl Pülümür ilçesinde düzenlenen 'Bal Festivali' kapsamında tanıtılmaya ve ilgi görmeye başlamıştır. Çemişgezek, Hozat ve Pertek ilçelerinde hayvancılığa dayalı olarak üretilen şavak peyniri ve tulum peyniri ile meyveciliğe dayalı kurutulmuş çekirdeksiz dut, pestil, orcik gibi ürünler özellikle bu yörelerde düzenlenen festivaller kapsamında tanıtılmakta, yapılan ödüllü yarışmalarda üreticiler teşvik edilmektedir.
Tunceli Maden Potansiyeli: Tunceli ili gerek metalik gerek endüstriyel hammaddeler bakımından çok zengin potansiyele sahip değildir. Bakır-kurşun-çinko ile ilgili yapılan çalışmalarda Ovacık-Kakbil zuhurunda % 4.52 Cu tenörü saptanmış olup, küçük boyutlu bir cevherleşmedir.
Kromla ilgili yapılan çalışmalarda Pülümür-Bağderesi sahasında % 43 Cr2O3 tenörlü 16.000 ton muhtemel rezerv tespit edilmiştir. Yatak geçmiş yıllarda işletilmiştir. Ovacık ilçesindeki Çolaklar, Harmikızılçayır ve Berke sahalarında da % 42-54 Cr2O3 tenörlü 2.500 ton görünür, 4.800 ton muhtemel rezerv tespit edilmiştir.
Yataklardan geçmiş yıllarda 6.750 ton cevher üretilmiştir. Bölgede özel sektör tarafından araştırmalar sürdürülmektedir.
İl ve yakın çevresinde endüstriyel hammaddelere yönelik yaptığı çalışmalar sonucunda ilde jips, kum-çakıl ve tuğla-kiremit oluşumları tespit edilmiştir. Kum-çakıl sahaları ilde çeşitli bölgelerde gözlenmektedir. Merkez, Çemişkezek ve Mazgirt ilçelerinde elenerek kullanılabilecek nitelikte toplam 140.000 m3, Ovacık ve Pertek ilçelerinde de inşaat agregası olarak kullanılmaya elverişli toplam 65.000 m3 muhtemel kum-çakıl rezervi tespit edilmiştir. Pülümür-Pardıköyü Jips zuhurlarında ise toplam 1 milyon ton muhtemel jips rezervi belirlenmiştir. Mazgirt-Akpazar sahasında ise iyi kalitede 24 milyon ton tuğla-kiremit rezervi bulunmaktadır.
Ekonomi: Büyük bölümü kırsal kesimde yaşayan il halkı geçimini daha çok hayvancılıktan sağlar. Tunceli'de yaylacılık yöntemiyle yaygın olarak kıl keçisi ve koyun yetiştirilir. Yarı göçebe aşiretler tarafından kışın kuytu kesimlerdeki kom ve köylerde barındırılan sürüler, yazın sulak çayırlarla kaplanan yüksek yaylalara çıkarılarak otlatılır. Kışın hayvanların beslenmesi için kuru ot ve samanın güçlükle bulunabildiği yörede çok az miktarda hayvansal ürün elde edilir. Bunun nedeni hayvancılığın canlı hayvan ticaretine yönelik olmasıdır. Sağılan sütten elde edilen tereyağı ve peynirler yerel olarak tüketilir.
Ekime elverişli alanları oldukça sınırlı olan Tunceli ilinde bitkisel üretim miktarı azdır.
Yetiştirilen başlıca bitkisel ürünler çeşitli tahıl ürünleri: Şekerpancarı, fasulye, patates ve soğanın yanı sıra birkaç meyve türüyle sınırlıdır.
Tunceli, sanayisi en geri olan illerimizdendir. İldeki sanayi kuruluşları genellikle tarıma dayalı olarak üretimde bulunur. Bunlar un, yem ve yün ipliği fabrikalarıdır. Dokumacılık yapılan tezgâhların yaygın olduğu yörede küçük sanayi de geri düzeydedir. |
|
|