neresidir logo
Ana Sayfa | Firmanızı ekleyin | Üye ol | Üye Girişi
Merhaba Hesabım Çıkış
Ülkeler | Şehirler | Turistik Beldeler | Başkentler | Coğrafya
Oteller | Moteller | Turlar | Vize | Araç Kiralama | Otomotiv | İnşaat | Peyzaj | Hurda | Sağlık | Yangın | Gıda | Mobilya | Kurslar | Makine | Eğitim
Sinop Neresidir?
Sinop Hakkında sosyo ekonomik, tarihi ve turistik bilgi...
   
Türkiye'de, Başkanlık Sistemi uygulanmalı mı?
 
EVET
HAYIR
ÇEKİMSER
%
EVET
38.99
HAYIR
57.79
ÇEKİMSER
3.22
 
Sinop sayfasında (yandaki alanda) reklamınızı yayınlayın.
1 Yıllık ücreti sadece 50.-TL+KDV
Milletvekili Adayları, Ak Parti, CHP, MHP, HAS Parti, SP, DP, DSP
 

YENİ ÜRÜNLER - HABERLER
Son 5 haber yayınlanmakta... Tüm haberler ve ayrıntıları için tıklayın...

 
Sinop

Genel Bilgiler; Sinop, Karadeniz kıyı şeridinin kuzeye doğru en çok sivrilerek uzanmış bulunan Boztepe Burnu ve Yarımadası üzerinde kurulmuştur. 41o 12' ve 42o 06' kuzey enlemleri ile 34o 14' ve 35o 26' doğu boylamları arasında yer alır.



İlin yüzölçümü 5862 km2 olup il bu yüz ölçümüyle %0,8'ini kaplar. Batısı Kastamonu, güneyi Çorum, güneydoğusu Samsun illeri, kuzeyi ise Karadeniz ile çevrilidir. 475 km. uzunluğundaki sınırlarının 300 km.si kara, 175 km.si ise deniz kıyısıdır.



Coğrafi Konumu: Şehrin kuzeybatısında Akliman, güneydoğusunda iç liman yer almaktadır. Kuzeybatısındaki Akliman ve Hamsilos Koyu, eski devirlerin barınak yerlerindendir.
Dağlar denize paralel olarak uzanmış olup, kuzeybatıda yükselen dağlar Merkez İlçe sahillerine 9 - 10 km yaklaştıkça alçalır ve sahil ovaları meydana getirir. En yüksek tepeler Ayancık`ta Çangal (1.605 m.) ve Boyabat`ta Dranaz ( 1.345 m.) dır. Boyabat- Durağan yöresindeki Kızılırmak vadisi dışında önemli vadi yoktur. Sinop ve Boyabat düzlükleri en önemli ova benzeri yerlerdir. Önemli akarsulardan Gök ırmak Boyabat ovasını sulayıp Kızılırmak`a karışır. Çatalzeytin, Ayancık, Karasu, Kanlıçay ( Güzelce çay) ve Kabalı çayları Karadeniz`e dökülür.



Şehrin biri kuzeybatısında, biri güneydoğusunda olmak üzere iki limanı vardır. Esas limanı, güneydoğudaki koyda bulunur. Kuzeybatısındaki Akliman ve Hamsaroz Koyu eski devirlerin barınak.



İklimi: Sinop, Doğu ve Batı Karadeniz iklim özelliklerinin iç içe geçtiği bir yöredir. İl'de mevsimler arası sıcaklık farkları pek büyük değildir. İlin kuzey kesiminde Karadeniz iklim tipi görülür, güney kesimlerinde ise Karadeniz iklimini etkileri giderek azalır. Burada yağışlar azalır, sıcaklık düşer ve bozkır ikliminin etkileri görülür.



Ulaşım: Ağırlıklı olarak karayolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Sınırlı ölçüde deniz ulaşımı mevcuttur.



İlçeleri: Ayancık, Boyabat, Dikmen, Durağan, Erfelek, Gerze, Saraydüzü ve Türkeli'dir



Ayancık; Sinop'un batısında yer alır. İl Merkezine 62 km uzaklıktadır. Ayancık'ta ilk Türk egemenliği M.S.1100 tarihlerinde Danişmentliler döneminde kurulmuştur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde çeşitli adlar altında idari yapılar içerinde yer aldıktan sonra 1860 yıllarında Ayancık ilçesi kurulmuştur.



İstafan Limanı, Çamurca Plajı, merkezin sahil kesimi, Akgöl, İnaltı Mağarası gezilebilecek yerlerdendir. Akgöl Ayancık-Boyabat devlet yolunun 31 km sinden sonra 4 km içeridedir. Çangal ormanları içinde bulunan Akgöl'de sandal gezintisi yapılabilir. Güzel bir mesire yeri olup, 1991 yılında Turizm Merkezi ilan edilmiştir.



Erfelek; Ülkemizin Batı Karadeniz Bölgesinde yer almakta olup, doğuda Sinop İl Merkezi, Güneyde Boyabat İlçesi, Batıda Ayancık İlçesi, Kuzeyde Karadeniz ile çevrilmiştir. Etrafı ormanlarla kaplı, denize de kıyısı bulunan, eşsiz tabiat güzellikleriyle eşine ender rastlanan bir İlçedir. İlçenin yeryüzü şekilleri Karadeniz Bölgesinin yüzey şekillerine uygun bir özellik gösterir. Ancak denize kıyısı olan bölgelerinde yalıyar tipi kıyı özelliği görülmez. Dağlar denize paraleldir. Kıyıdan uzaklaştıkça yumuşak bir yükseltiyle tepe özelliği gösteren yapıdan sonra kıyıya paralel dağlar yükselir. Domuz dağı, Büyük Dağ ve Hacıbey ormanları en yüksek noktalardır. Arazi; güneyde dağlık, kuzey ve doğuda engebeli ve düz yapıdadır. Dağlık arazinin tamamı ormanlarla kaplıdır. İlçenin ortasından geçen Karasu Çayı düz ve verimli bir ova şeridi oluşturarak kuzey doğudan Karadeniz'e dökülür. Karasu Çayı 45 km. uzunluğunda olup, 1.175 m. kod farkı vardır. İlçenin yüzölçümü 410 km2'dir. Bunun % 68,5'i orman, %29,4'ü tarım arazisi ve %2,1'i meradır. Karasu çayı kenarında kurulmuştur. İl Merkezine 29 km. uzaklıktadır. İlk adı Cumayanı'dır. İlçede bulunan bir değirmen ve camiden dolayı yöre halkı buraya tahılını öğütmeye ve Cuma namazını kılmaya geldiğinden adı Cumayanı olmuştur.



Daha sonra Cuma günleri burada pazar yeri oluşturulmuştur. Bu pazar hala canlılığını korumaktadır. Sonradan adı yanından aktığı Karasu Çayı'ndan alınarak Karasu Bucağı olmuştur. 1961 yılında ilçe olunca ise çevresinde bulunan Erfelek Ormanından isim alarak Erfelek ilçesi olarak adını değiştirilmiştir.



İlçe tarihi eser yönünden oldukça fakirdir. Kuz tepesi güzel bir mesire yeridir.
Boyabat; Boyabat İl'in güneyinde yer alır ve en büyük ilçesidir. Gazidere kenarında çukurda kurulmuştur. M.Ö.600 yıllarında kurulduğu sanılmaktadır. İl Merkezine 94 km uzaklıktadır. Boyabat Kalesi tarihinin daha da eskiye dayandığını göstermektedir. İslamiyet ten öncesine ait bir adına rastlanılmamıştır. Yalnız Batlamyos'un Ayasofya Kütüphanesi'ndeki coğrafyasının haritasında "Germanikopolis ve Yermanikopolis" şehri bugünkü Boyabat Kalesi yerinde gösterilmiştir. Boyabat Kalesi bugün bile ihtişamını korumaktadır.



Ormanlık olan ilçe genelde çam ağaçlarıyla kaplıdır. Kalebağı, Topalçam, Bürnük ilçenin gezi ve mesire yerleridir. Sivil mimari ev örnekleri, Boyabat Kalesi, Kaya mezarları görülmeye değer yerlerdir.
Son yıllarda keşfedilen Boyabat Bazalt Kayalıkları Boyabat'a 15 km uzaklıkta Kurusaray Köyü civarında Fındıklık mevkiindedir. Bir doğa harikası olan bu yeri sit alanı olarak ilan etme çalışmaları sürmektedir. Birbirine yakın 3 vadide yer alan Bazalt Kayalarının özelliği 30 - 40 m. yüksekliğinde 4 - 5 - 6 köşeli sütunlardan oluşmasıdır. Jeolojik oluşumu ile ilgili Maden Tetkik Araştırma Enstitüsü ve 9 Eylül Üniversitesi uzmanlarınca yapılan araştırma ve çalışmalar sonucunda genç döneme ait yaklaşık 3 - 5 milyon yıl yaşında olduğu sonucuna varılmıştır.




Gerze; M.Ö. 1400 yıllarında Gaşkalılar tarafından kurulmuştur. Daha sonra Paflagonya, Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Roma ve Bizanslıların egemenliğinde kalmıştır. 1214 yılında Selçukluların egemenliğine girmiş ve 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Kayıtlardan ilçenin eski adının Zagora, Gürzühatun, Sayetova, Argibete olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere Paflagonyalılar Kızılırmak'ın batı yöresine mızraklılar ülkesi anlamına gelen Gezonolit adını vermişlerdir. Gerze adının da buradan geldiği sanılmaktadır. Gerze İl merkezine 40 km. uzaklıktadır. 13 Şubat 1956 yılında büyük bir yangın geçiren ilçe devlet tarafından yeniden imar edilerek bugünkü modern ilçe görünümünü almıştır.



Gerze'nin plajları ve denizi çok güzeldir. Halkın ziyaret yerlerinden olan Çeçe Sultan Türbesi, ilçeye 15 km uzaklıktaki Çeçi Köyü'nde olup yapılış tarihi bilinmemektedir. Eski mimari evlerden Yakupağa Konağı'nın restorasyon çalışmaları halen sürmektedir. Esma-Zade Mustafa Paşa Camii görülmeye değer yerlerdendir. Yeni kent Beldesi, Değirmenler Mevkii, Gazhane Koyu, İdemli Mevkii gezi ve mesire yerleridir.




Türkeli; İl merkezine 105 km. uzaklıktadır. İlk kurulduğu zamanki adı Yarna'dır. Düşman saldırılarına karşı koyan Türk yerleşim birimlerinden birisi olduğu için Türkeli adını almıştır.



Güzelkent Beldesi sahil plajı ilçenin en güzel sahil plajıdır. Uzun ve geniş sahili pırıl pırıl ve tertemiz denizi ile insanı adeta büyüler. Bu özelliği nedeni ile yerli ve yabancı turistlerin oldukça ilgisini çekmektedir. Güllüsu, Tavacı Köyü, Kurugöl Ormaniçi mesire ve piknik alanları mevcuttur. Ayrıca yaz aylarında Zindan Ormanları, Çatak Yaylaları buz gibi soğuk suları, tertemiz havasıyla görmeye ve piknik yapmaya elverişli yerlerdir. Kurugöl 1991 yılında Turizm Merkezi olarak tescil edildi.



Durağan;İl merkezine 121 km uzaklıktadır. Tarihi itibariyle çok eskilere dayanır. Sinop'u Anadolu'nun İç kısımlarına bağlayan yolların Durağan'dan geçmesi önemini artırmış ve tarihi bir kasaba konumuna getirmiştir.




Durağan 1105 tarihinden 1174 tarihine kadar Danışmentliler'in elinde kalmıştır. Daha Selçukluların Sultanı 4. Kılıçaslan Trabzon Rum İmparatorluğu'nun elinden Sinop'u alma hazırlıklarının Durağan'da yapmıştır. 1461 den sonra Fatih Sultan Mehmet'in Sinop'u almasıyla Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlılar zamanında Kastamonu - Samsun ile İç Anadolu - Sinop Limanı arasında çalışan karayolu üzerinde çok önemli dinlenme ve durak hanı olarak görev yapmış olup, adının da buradan geldiği bilinmektedir. Durakhan (Kervansaray), Terelek ve Ambarkaya mezarları, Buzluk Mağarası, Gökırmak vadisi Altın kaya Barajı Gölü ve Durağan Göleti kenarları gezilip görülecek yerlerdendir.



Dikmen; İl merkezine 73 km uzaklıktadır. 1990 yılında hem belediye, hem ilçe olmuştur. Dikmen İlçesi yeni kurulduğu için kültürel eserleri yok denecek kadar azdır. Ancak doğal güzelliği ve mesire yerleri bulunmaktadır.



İl merkezine75 km, Samsun-Sinop karayoluna 9 km. uzaklıkta olan ilçemizin yüzölçümü 450 kilometrekaredir. İlçe, kuzeybatıda Gerze, güneyde Durağan, batıda Boyabat, doğuda Yakakent(Samsun) ilçeleriyle çevrilidir.



Saraydüzü; İl merkezine 105 km. uzaklıktadır. 1938'li yıllarda bucak olduğu bilinmektedir. O zamanki adı Kızıloğlan'dır.1957'de Saraydüzü olarak değiştirilmiştir.1990 yılı içinde hem belediye hem ilçe olmuştur. Saraydüzü engebeli ve ormanlık bir alana sahip olduğu için sadece av turizmi yapılabilmektedir, çeşitli av türleri mevcuttur.



Mesire Yerleri ve Ulaşımı; Yukarıarım, Soğuksu: İlçenin 12 Km. uzaklıkta olup, ilçe merkezinden hareket edilerek, Bahşaşlı Köyü Zeyve Mahallesi ve Arım Köyü' nden geçilerek ulaşılabilmektedir.



Göktepe, Cumasuyu: İlçenin güneyinde 15 Km. uzaklıkta olup, Çorman, Bahçeköy, Aşağıakpınar, Hanoğlu ve Göynükören Köylerinden geçilerek ulaşılmaktadır.



Aksu Yaylası: İlçenin güneyinde 13 Km. uzaklıkta olup, Çorman, Bahçeköy, Aşağıakpınar, Hanoğlu ve Göynükören Köylerinden geçilerek ulaşılmaktadır.
İlçede Konaklama Tesisi bulunmamaktadır.



Tarihi ve Kültürü;

Zengin bir kültür hazinesine sahip olan Sinop, Anadolu 'nun en eski şehirlerinden biri olup, ilin ilk yerleşme tarihi ilk Tunç Çağı ile başlamıştır.



Coğrafi konumu nedeniyle antikçağlardan beri deniz ve ticaret kenti olan Sinop 'ta Karadeniz'e hâkim olmak isteyen bütün kavimler yaşayarak medeniyetlerinin kalıntılarını bırakmışlardır. Bir Hellen kolonisi olarak kurulan ve antikçağda Karadeniz 'in en önemli kenti olan Sinop Helenistik dönemde Anadolu'nun yerli kültürleriyle Hellen ve Pers kültürlerini birleştirmek isteyen Pontus Devleti 'nin de başkentlerinden biri olmuştur.



M.Ö. 70 yılında Romalıların, M.S. 395 yılında Bizanslıların, 03.Ekim 1214 yılında Selçukluların, 1461 yılında Osmanlı İmparatorluğu 'nun hâkimiyetine giren Sinop, Bizans döneminde Ortodoks Hıristiyanlığı 'nın etkisiyle dilde ve kültürde Helenleşmiştir. Türk egemenliğine geçişiyle yayılmaya başlayan Türk -İslam kültürü ise, günümüzdeki yapının temelini oluşturmuştur.



Selçuklu egemenliğinde Sinop baştanbaşa imar edilmiş, şehrin imarı için diğer şehirlerden hocalar ve yapı ustaları getirilmiştir. Candaroğulları döneminde de önemli bir liman olma durumunu koruyan Sinop 'a büyük önem verilmiştir. Kültür müessesesi zamanının en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Şehirde cami, medrese, kütüphane, imaret, köprü, han ve hamamlar yaptırılmıştır. Tersanelerinde zamanın en büyük gemileri yapılmaya başlanmıştır. İlim adamları Sinop 'ta toplanmış ve büyük himaye görmüşlerdir. Yine bu devirde Türkçe birçok eser yazılarak Türk Kültürü 'nün dünyaya yayılmasına hizmet edilmiştir. Sinop Darphanelerinde devrin en güzel paraları basılmıştır.



Osmanlı döneminde de önemli bir liman ve gemi yapımı merkezi olma durumunu sürdüren Sinop 'a, 17. Yüzyıl ortalarında uğrayan Evliya Çelebi halkının tüccar, marangoz ve gemici olduğunu ünlü Seyahatnamesinde yazmıştır. Ancak 19. yüzyılda Anadolu 'nun iç kesimleriyle bağlantı güçlüğü yüzünden, Sinop Limanı önemini kaybetmiş, Trabzon ve Samsun Limanları ön plana çıkmıştır. Nüfus çoğunluğu Müslüman olmasına rağmen, bu dönemlerde daha çok Sinop 'ta toplanan Hıristiyan azınlıklar ticaret ve zanaatı ellerinde tutmuşlardır. 19. yüzyıl sonları ve 20. Yüzyıl başlarında dışa bağımlı ticaretin gelişmesiyle surların dışında yeni bir yerleşim merkezi ortaya çıkmıştır. 19. yüzyılın ikinci yarısında yöreye yerleştirilen Kafkas kökenli göçmenler özgün gelenek ve görenekleriyle kültürel yapıya renk katmışlardır. Denizle iç içeliği bir ticaret merkezi oluşu kentin değişik değerler tanımasına yol açmıştır. Arkeolojik kalıntıları, etnolojisi ve folkloru ile paha biçilmez bir kültür mirasına sahip olan Sinop, 1991 yılında Türk egemenliğine geçişinin 777. Yıldönümünü yaşamıştır.



Milli mücadelenin başladığı yıllarda Bandırma vapuru ile Samsun'a gitmek üzere yola çıkan Ulu Önder Atatürk 18 Mayıs 1919 tarihinde Sinop'a uğramıştır. Atatürk devrimlerinden harf devrimi Atatürk'ün 15 Eylül 1928 tarihinde ikinci defa Sinop 'a gelişleri ile ilimizde başlatılmıştır. Hatta Sinop'u çok sevdiğini belirten Atatürk bu hislerini "Ne olurdu Sinop'un yarı güzelliği Ankara 'da olsa idi" ifadesiyle belirtmiştir. Cumhuriyetin başlattığı dönüşümler Sinop'lular tarafından kolayca benimsenmiş, 1932 yılında kurulan Halkevleri ilin toplumsal-kültürel yaşamında önemli bir işlev göstermiştir. O dönemde kurulan Sinop Halkevi pek çok alanda yaptığı faaliyetlerle Türkiye'nin önde gelen halkevlerinden biri olmuştur. Yine bu dönemde Sinop'a ilk sinema halkevi tarafından getirilmiştir. Tiyatro faaliyetleri yapılmıştır. Çok sayıda tiyatro oyunu, gerek açık havada, gerekse kapalı salonlarda halka sergilenmiştir.



Yörenin durağan yapısındaki ilk kıpırdanmalar 1950'li yıllarda görülmeye başlanmıştır. Yine bu yıllarda kurulan Türk-Amerikan ortak savunma tesislerinde görevli yabancılar da yüksek tüketim düzeyleriyle kentin yaşamını etkilemişlerdir. Bu etkilerle Sinop'un tarihsel uğraşıları turizme yönelik tahta ve dokumacılık biçiminde yeniden ortaya çıkmıştır. 1970'lerde sonra hızlanan sanayileşme-kentleşme de kültür değişmesinin etkilerindendir.



İlk Tunç Çağı'ndan başlayarak günümüze kadar pek çok medeniyete sahne olmuş ve bu medeniyetlerden hala ayakta duran kaleleri, camileri, türbeleri, mescitleri, tabyaları ve kiliseleri ile bizlere örnekleri kalmış olan Sinop'ta kazılardan ve çevreden elde edilen buluntular da şehir müzesinde sergilenmektedir.



Sinop ili Maden Potansiyeli:



Kuvars Kumu; Merkez-Sarıkum Sahası

Tenör :% 78.42 - 79.09 SiO2 , % 1.48 - 2,9 Fe2O3 ,% 2.97 - 9.17 CaO

Rezerv:1.250.000 ton potansiyel rezerv.



İnce burun Yarımadası Tenör :%79 - 80 SiO2

Rezerv:120.000.000 ton muhtemel rezerv.


Tuğla-Kiremit;

Boyabat Tuğla-Kiremit toprağı Tenör: Tuğla imaline elverişlidir. Su emme miktarlarının fazla olması nedeniyle kiremit imaline uygun değildir.

Rezerv: Toplam potansiyel rezerv 174.000.000 ton.



Manganez; Saraydüzü sahası Tenör: % 48 - 50 Mn

Rezerv: Zuhur olduğundan rezerve yönelik çalışma yoktur.


Linyit; Durağan Sahası

Kalite: % 20,45 su, % 11,22 kül, % 3,23 kükürt ve kalori değeri 4147 Kcal/kg'dır.

Rezerv: 440.000 ton. Yatak işletilmektedir.
sinop resimleri
Foto Galeri
 
İlgili Sayfalar
» Sinop Otelleri
» Sinop Restaurantları
» Sinop Rent a Car
 
»Tüm konular
»Tüm firmalar
 
Diğer Şehirler
Adana   Adıyaman   Afyonkarahisar   Ağrı   Aksaray   Amasya   Ankara   Antalya   Ardahan   Artvin   Aydın   Balıkesir   Bartın   Bayburt   Bilecik   Bingöl   Bitlis   Bolu   Burdur   Bursa   Çanakkale   Çankırı   Çorum   Denizli   Diyarbakır   Düzce   Edirne   Elazığ   Erzincan   Erzurum   Eskişehir   Gaziantep   Giresun   Gümüşhane   Hakkari   Hatay   Iğdır   Isparta   İstanbul   İzmir   Kahramanmaraş   Karabük   Karaman   Kars   Kastamonu   Kayseri   Kırıkkale   Kırklareli   Kırşehir   Kilis   Kocaeli   Konya   Kütahya   Malatya   Manisa   Mardin   Mersin   Muğla   Muş   Nevşehir   Niğde   Ordu   Osmaniye   Rize   Sakarya   Samsun   Siirt   Sinop   Sivas   Şanlıurfa   Şırnak   Tekirdağ   Tokat   Trabzon   Tunceli   Uşak   Van   Yalova   Yozgat   Zonguldak  
 
© 2009 Neresidir.com | Ana sayfa | Nedir | Üyelik | Ücretsiz Firma Ekle | Site Kullanım koşulları | iletişim