neresidir logo
Ana Sayfa | Firmanızı ekleyin | Üye ol | Üye Girişi
Merhaba Hesabım Çıkış
Ülkeler | Şehirler | Turistik Beldeler | Başkentler | Coğrafya
Oteller | Moteller | Turlar | Vize | Araç Kiralama | Otomotiv | İnşaat | Peyzaj | Hurda | Sağlık | Yangın | Gıda | Mobilya | Kurslar | Makine | Eğitim
Malatya Neresidir?
Malatya Hakkında sosyo ekonomik, tarihi ve turistik bilgi...
   
Türkiye'de, Başkanlık Sistemi uygulanmalı mı?
 
EVET
HAYIR
ÇEKİMSER
%
EVET
38.99
HAYIR
57.79
ÇEKİMSER
3.22
 
Malatya sayfasında (yandaki alanda) reklamınızı yayınlayın.
1 Yıllık ücreti sadece 50.-TL+KDV
Milletvekili Adayları, Ak Parti, CHP, MHP, HAS Parti, SP, DP, DSP
 

YENİ ÜRÜNLER - HABERLER
Son 5 haber yayınlanmakta... Tüm haberler ve ayrıntıları için tıklayın...

 
Malatya



İlçeler: Malatya (Merkez), Akçadağ, Arapkir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Pötürge ve Yeşilyurt.



İlgi Çekici Yerler: Pınarbaşı orman içi dinlenme yeri; Takaz Pınarı; Eski Malatya Kalesi (Battalgazi), Malatya, Arapkir ve Darende Ulu Camileri; Şahabiye-i Kübra Medresesi; Sadrazam Külliyesi; Melik Sunullah, Akminare, Addülselam, Karahan, Cafer Paşa, Mirliva Ahmet Paşa, Gümrükçü Osman Paşa, Çobanlı ve Köprülü Mehmet Paşa Camileri.



Ispanakçı Mustafa Paşa Kütüphanesi, Kanlı Kümbet, İkiz Türbe, Şeyh Hamidi Veli Zaviyesi, Silahtar Mustafa Paşa Hanı, Taşhan, Kırkgöz Köprüsü, Bedesten (Hacı Hüseyin Paşa Arastası), Hasan Paşa ve Köprülü Mehmet Paşa hamamları.
Doğal Yapı: Doğu kesimi dışında Malatya ili dağlarla kuşatılmış durumdadır. Bu toprakları engebelendiren dağlık alanlardaki başlıca yükseltiler, kuzey kesimde Göl Dağı, batı kesiminde Akçababa Dağı ve güneyde doğal sınır oluşturan Güneydoğu Toroslara bağlı Malatya Dağlarıdır. Malatya ilinin doğu ve orta kesiminde yer alan üçgen biçiminde düzlük Malatya Ovası adıyla anılır. Ovanın kuzey kesimi Yazıhan Düzü, güneybatı kesimi ise Erhaç Ovası adını alır. Şiro Çayı vadisinin tabanındaki Pütürge Ovası da ilin tarım alanları arasındadır. Malatya ili topraklarından kaynaklanan suların tümü Fırat Irmağı aracılığıyla Basra Körfezine ulaşır. Doğuda doğal sınır oluşturan Fırat'a katılan en önemli akarsular Kuruçay ile başlıca kolu Sultansuyu olan Tohma ve Göksu Çayı'nın başlangıç kollarından Sürgü Çayı'dır.



Tarım: İlimizin ekonomik ve sosyal gelişimine paralel olarak yıllar içerisinde enerji tüketimi artmaktadır. İlde yıllar itibariyle tüketilen elektrik enerjisi miktarı aşağıdaki grafikte sunulmuştur. Malatya tarıma dayalı ekonomiden sanayiye dayalı ekonomiye geçiş sürecini yaşamaktadır. Ancak her geçen gün hızlanmakta olan bu sürece karşılık, il ekonomisinde tarımın payı ve etkisi hala büyüktür. Tarım sektörünün il ekonomisi içerinde önemli yer tutmasının en önemli nedeni Malatya'nın, kendisi ile özdeşleşen kayısının, adı konmamış "başkenti" oluşudur. Ülkemizin pek çok yerinde ve dünyanın pek çok ülkesinde kayısı yetiştirilmekte ancak, Malatya kayısısı taşıdığı kendine has tadı ve aroması ile hem tadanları kendine hayran bırakmakta hem de kuru kayısı üretimine son derece elverişli bulunmaktadır. Bu ise Malatya'yı dünya kuru kayısı üretiminde ilk sıraya oturtmuş ve markalaşan "Malatya Kayısısı" ile haklı bir üne kavuşturmuştur. Dünya kuru kayısı üretiminde ilk sırada yer alan Malatya'da il ekonomisi içerisinde kayısıcılığın önemli bir yer tutmasına şaşılmamalıdır. İlde kayısı hayatın her alanında etkisini göstermektedir. İldeki fabrikaların çevresine dikilmiş kayısı fidanları bir yandan Malatyalının kaysıya tutkusunu gösterirken bir yandan da il sanayisindeki payını bize hatırlatmaktadır.



Sanayiye dayalı bir ekonomik yapıya ulaşma sürecinde olan ilin, tarım sektöründe üretilen katma değeri azaltmadan, sanayi ve hizmet sektöründe yaratılan katma değeri artırmak suretiyle İl ekonomisini sanayi ve hizmet sektörü ağırlıklı ekonomik bir yapıya kavuşturmak durumundadır. İl ekonomisinde tarımın ağırlıklı payı nedeni ile yüksek olan tarımsal istihdam ekonomideki gelişime paralel azalmaktadır.



Coğrafi Konum: İlin yüzey şekilleri kuzey, batı ve güneyindeki dağlık alanlarla, orta ve kuzey kesimindeki düzlüklerden oluşur. Kuzeyde doruğu il sınırları dışında kalan Yama Dağı ile bu dağın güney uzantısı olan ve Hasbek doruğunda 2.310 metreye yükselen Ayran Dağı ve Göl Dağı (2.402 metre), kuzeybatıda Leylek Dağı (2.052 metre), batıda Akçababaçalı Tepesi'nde 2.164 metreye yükselen Akçababa Dağı yer alır. Güneybatı, güney ve güneydoğuda ili boydan boya Güneydoğu Toroslar'a bağlayan dağlar sıralanır.



Nurhak dağlarının kuzeydoğu uzantıları ilin, güneybatısına uzanır. İlin güneyinde doğal sınır oluşturan Malatya Dağları (Malatya Torosları)'nın başlıca yükseltileri Bozdağ (2.581 m) ve Bey Dağı (2.545 m)'dır. Genellikle step görünümlü olan bu dağlarda orman örtüsüne pek rastlanmaz. Beydağı, fiziki özellikleriyle gelecekte yayla turizminin gelişeceği bir dağ görüntüsü vermektedir. İlin orta ve doğu kesiminde ise kabaca bir üçgeni andıran Malatya Ovası yer alır. Malatya Ovası, güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda uzanan tektonik kökenli Elbistan - Malatya - Uluova - Palu çöküntü ovaları dizisi içinde yer alır. Genellikle düz olan Malatya Ovası'nın yüzölçümü 830 km'yi bulur.



Ovayı doğu-batı doğrultusunda ikiye ayırarak akan Tohma Suyu ile kuzeydeki Kuruçay arasında kalan kesime Yazıhan Düzü denir. Güneyden gelip Tohma'ya katılan Sultan Suyunun batısında kalan kesim, Erhaç Düzü ya da Erhaç ovası adıyla anılır. Sultan Suyunun doğusunda kalan kesim ise dar anlamda Malatya Ovasıdır.



Yazıhan ve Erhaç düzlerinin sonradan suyu kavuşmasına karşın, eskiden beri suyu bol olan dar anlamdaki Malatya Ovası gelişmiş bir meyvecilik alanıdır. Dünyaca ünlü Malatya Kayısısı bu ovanın ürünüdür. Malatya Ovasının tarih boyunca önemli bir tarım pazarı olmasının başlıca nedeni, çeşitli yönlerden gelen yolların bu ovada birleşmesidir. Günümüzde Malatya Ovası'nın doğusundaki alçak kesimler Karakaya Baraj Gölü'nün suları altında kalmıştır.



Fırat ırmağının günümüzde Karakaya Baraj Gölü haline gelen bir bölümü, ilin doğu ve güneydoğusundaki doğal sınırı oluşturur. İl topraklarının sularının hepsi Fırat'a katılan birçok akarsu ile bunların kolları toplar. Başlıcaları; Kuruçay, Tohma Suyu ile onun bir kolu olan Sultan Suyu ve Göksu Çayı'nın kollarından Sürgü Çayı'dır. Tohma Suyu ve Sürgü Çayı üzerindeki Medik ve Sürgü Barajları sulama amaçlıdır. Polat ve Sultan Suyu barajları yapım aşamasındadır.
İklim ve Bitki Örtüsü: Malatya, Doğu, Güneydoğu ve Orta Anadolu arasında yer alan bir ovadır. Ova, kuzeyden güneye doğru hafif bir eğimle uzanır. Arazi denizden uzak ve yüksektir. Bu nedenle de Malatya`nın iklimi serttir. Yazlan sıcak ve kurak; kışları ise, çoğu kez yağışlı ve soğuk olan sert iklimine karşın bölgede yer yer Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu iklim özelliklerini de görmek mümkündür. İklim, değişik özellikler gösteren üç ayrı bölgede incelenebilir. İldeki yüksek platolarda İç Anadolu`nun step iklimi gözlenir.



Güney ovasında, Fırat-Dicle nehirleri arasının ılık iklimi ile Suriye Çölü`nün yakıcı sıcaklarının etkisinde özel bir Akdeniz iklimi görülür. Dağlık bölgelerde ise, kışları soğuk olup, her iki bölgenin de etkisinde bulunan bir iklim hüküm sürer.
Denizden yüksekliği 900 metre olarak kabul edilen Malatya`da yılın en yağışlı mevsimi ilkbahardır. Yılın 130 -140 günü tamamen güneşli, 50-60 günü kapalı ve güneşli geçer. Geriye kalan günler hep parçalı bulutludur. Isı genellikle -20 ile +40 derece arasında seyreder. 1920 yılından sonra günümüze kadar en düşük sıcaklık -21,1, en yüksek sıcaklı ise +41 derece olarak tespit edilmiştir.



Yıllık yağış ortalaması 382,6 mm`dir. Bu iklim şartlarının kayısı yetiştiriciliği için çok elverişli olduğu bilinmektedir. En sıcak aylar Temmuz ve Ağustos, en soğuk aylar ise Ocak ve Şubat`tır.



İl'de bitki örtüsü olarak ormanlık alanlara pek rastlanmaz, ancak Pütürge ilçesinin dağlarında meşe ormanları genişçe bir yer tutar. Akarsu kıyılarında bol sayıda söğüt, kavak ve ceviz ağacı yetiştirilmiştir. Başta kayısı olmak üzere elma, armut, şeftali, kiraz, vişne, dut, üzüm ve burada sayamadığımız birçok meyve çeşidi önemli miktarda yetiştirilmektedir. Son yıllarda Yeşilyurt ve Akçadağ ilçelerinde Antep fıstığı yetiştirilmesine başlanmış ve olumlu sonuçlar alınmıştır.



İlkbaharda yağışlarla yeşeren dağlar, yaz aylarındaki sıcaklık ve ardından gelen kuraklık sonucunda bozkır haline dönüşür. İl sınırları içerisinde bulunan topraklarımızın yüzde 53`ünü çayır ve meralar, yüzde 10`unu ormanlık ve fundalık alanlar oluşturur.




Madencilik: İlin 2008 yılı yatırım programında 8 sektörde toplam 1.364 adet proje yer almıştır. Bu projelerin 368 adedi belediyelere aittir. Belediye projelerinin 84 adedi ise Beldes kapsamındaki projelerden oluşmaktadır. Madencilik alanındaki faaliyetler uzun yıllar kamu sektörü eliyle yapılmış, sektörel büyümeyi sağlayacak ölçüde özel kesim yatırımları çekilememiştir.



İl ekonomisi içerisinde madencilik sektörünün ilde yaratılan gayri safi yurt içi hâsıla içerisindeki (2001 yılı) payı %0,3 (binde üç) gibi düşük bir düzeydedir.



Malatya İli başta demir, pirofillit ve mermer yatakları olmak üzere doğal kaynaklar bakımından önemli bir yere sahiptir. Malatya, önemli pirofillit yataklarına sahip olmasına karşın mevcut pirofillit yatakları gerektiği gibi değerlendirilememektedir. Benzer bir durum demir madenleri için de geçerlidir. Ancak son yıllarda özel sektörün madencilik alanındaki yatırımlarında artış görülmektedir. Madencilik sektörünün ülkemizde yaşadığı genel sorunlara ilaveten bölgeye münhasır sorunlar madenciliğin gelişimini yavaşlatmaktadır.



İlimizde ekonomik değeri ve kalitesi çok yüksek olan yeraltı ve yerüstü maden yatakları bulunmaktadır. Bu madenlerin başlıcaları şunlardır; alüminyum, demir, krom, bakır, pirofillit, alçıtaşı, mermer, kurşun-çinko, vermikülit, asbest ve kömür.



Sanayi: İl Merkezinde halen 2 adet Organize Sanayi Bölgesi faaliyetini sürdürmektedir. Ayrıca, Darende İlçesinde yeni kurulmuş OSB bulunmakta, Akçadağ İlçesinde de Mermercilik OSB kuruluş çalışmaları sürdürülmektedir. Malatya I. Organize San . Bölgesi; 300 hektar arazi üzerine kurulmuştur. Toplam sanayi alanı 2.295.960 m², parsel sayısı 164'tür. I. OSB'nin yol, su, elektrik, doğal gaz ve arıtma tesisi gibi altyapısı ve sosyal tesisleri de tamamlanmıştır.



II. Organize Sanayi Bölgesi ise 500 hektar arsa üzerine kurulmuş olup, toplam sanayi alanı 300 hektar' dir. II. Organize Sanayi Bölgesinin parsel sayısı 160, toplam müteşebbis sayısı 138 olup, parsellerin tamamı tahsis edilmiştir.



İlde I. ve II. OSB'de tahsis edilecek parsel kalmaması ve çok sayıda müteşebbisin yatırım için yer talep etmesi nedeniyle III. Organize Sanayi Bölgesinin kurulmasını zorunlu hale gelmiştir. Bu amaçla 1300 hektarlık tevsi alanın I.OSB'ye eklenmesi sağlanmıştır. Yer tespit ve etüt çalışmaları tamamlanan söz konusu alanda kadastral çalışmalar yapılmaktadır. Mevcut iki OSB alanından daha büyük olan bu alanın sanayiye kazandırılmasıyla, Malatya'nın 20-30 yıllık sanayi parsel ihtiyacı karşılanmıştır.



Darende İlçemizde 47,7 hektarlık alanda Darende Organize Sanayi Bölgesi kurulmuş, Müteşebbis Heyeti oluşturulmuş, parselasyon plan çalışmaları tamamlanmış ve 35 parsel üretilmiştir. Parsellerin tahsis çalışmaları sürdürülmektedir. Altyapı proje çalışmaları devam etmektedir.



Akçadağ İlçemizde yaklaşık 125 hektar alan üzerinde kurulması planlanan Akçadağ Mermercilik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi yer tespiti yapılmış ve etüt çalışmaları tamamlanmıştır. Büyük bir kalkınma çabası içerisinde olan İlimizde küçük ve orta ölçekli esnaf ve sanatkârlara dönük olarak kurulan 8 adet Küçük Sanayi Sitesi mevcuttur.



Kayısı'nın Tarihçesi: Tarihi kaynaklara göre Türkistan, Orta Asya ve Batı Çin'i içerisine alan çok geniş bir bölgenin kayısının ana vatanı olduğu sanılmaktadır. Günümüzden 5000 yıl gibi çok uzun bir zaman önce kayısı bu bölgede bilinmekte ve tarımı yapılmaktaydı. Büyük İskender'in seferleri sırasında kayısı M.Ö. 4'yy'da Anadolu'ya getirilmiş yetişmesi için uygun iklim ve toprakları Anadolu'da bulunduğundan Anadolu kayısının ikinci vatanı olmuştur. M.Ö. I. yy'da Roma ve Pers savaşları sırasında Ermeni tüccarlar tarafından önce İtalya'ya sonra da Yunanistan'a götürülmüştür. İtalya ve Yunanistan'dan diğer Avrupa ülkelerine geçişi uzun yıllar almış 13. yy'da İspanya ve İngiltere, 17. yy'da da Fransa ve Amerika'ya da götürülmüştür.



Kayısı, coğrafik olarak dünyanın hemen hemen her yerine dağılmış olsa da daha çok Akdeniz'e yakın olan ülkelerde Avrupa, Orta Asya, Amerika ve Afrika kıtalarına yayılmış ve burada yetişme alanları bulmuştur. Dünya yaş kayısı üretiminde Türkiye birinci sıradadır. Türkiye'yi İspanya, İtalya, birleşik devletler topluluğu, İran Fransa, Yunanistan ve ABD izlemektedir. Bu birinci grup ülkelerin yaş kayısı üretimleri 100 bin tonun üzerindedir. Birinci gruba Fas, Pakistan, Suriye, Çin, Güney Afrika, Macaristan, eski Yugoslavya, Romanya, Avustralya, takip etmektedir.




Dünya yaş kayısı üretiminin yaklaşık % 10-15'inin yapıldığı Türkiye'de 6 kayısı bölgesi bulunmaktadır.


Bu bölgeler;

Malatya, Elazığ, Erzincan bölgesi

Kars, Iğdır bölgesi

Akdeniz (Mersin, Mut, Antakya) bölgesi

Marmara Bölgesi

Ege Bölgesi

İç Anadolu Bölgesi



Bu bölgeler içerisinde Malatya, Elazığ, Erzincan bölgesi dışındaki bölgelerin üretimleri sofralık tüketime yöneliktir. Birinci bölgedeki kayısıların çoğunluğu kurutulmakta ve bu bölge dünya kuru kayısı üretiminin yaklaşık % 85-90'ını karşılamaktadır.




Kayısının Besin Değeri ve İnsan Sağlığına Yararları:
Kayısı ihtiva organik ve anorganik maddeler vasıtasıyla insan sağlığına olumlu etkilere sahip bir meyvedir. Kayısı yüksek miktarda şeker, nişasta, protein, pektin, pektoz selüloz, organik maddeler, vitamin A.B.B2, C,E,P, PP, Folik asit, az miktarda K20, C03, P205, CO, daha az miktarda Na20, Ca0, mg0, Fe03, C1 ve eseri miktarda Zn, A1 ve eseri miktarda Zn, A1 ve Cu içermektedir. Kayısı minerallerden potasyum ve vitaminlerden B karoten yönünden çok zengindir. Vitamin A vücudu ve organları saran epitel doku ve gözün sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, endokrin bezlerinin çalışması için elzemdir. 200-250 gram kayısı diyeti yeteri kadar yağ içeriyorsa günlük vitamin A tüketiminin 1/3'ünü karşılayabilir. Ayrıca kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin oluşu bazı özel diyetlerin düzenlenmesinde yardımcı olabilir. Sodyum ve potasyum vücut sıvılarının kozmatik basıncı ve asit baz dengesi için gereklidir. Vücutta sodyum birikimi ödemlere yol açar. Potasyum yetersizliğinde glikojen yetersizliği görülür. Kayısı Sodyumun kısıtlanmış diyetlerde mesela konjestif kalp yetmezliğinde, böbrek hastalıklarında, asit toplanması gereken hepatit sirozda ve uzun süre kartikosteroit tedavi gören kişilerde kolaylıkla kullanılabilir.



Kayısıdan elde edilen ürünler

Minimal işlenmiş kayısı

Dondurulmuş kayısı

Kayısı konservesi, pulpu ve nektarı

Kayısı meşrubatları, kayısı pulp konsantresi

Kayısı jöle, reçel, marmelatı ve kreması

Yeşil kayısı turşusu ve kayısı pestili

Toz ve kuru kayısı (çir, gün kurusu ve patik)

Kıyılmış ve doğranmış kuru kayısı ürünleri

Ekstruzyon kayısı mamulâtı ve kayısı şekerlemeleri

Kayısı ekstraktı ve esansı

Kayısı pasta, kek, dondurma ve gofret türü mamulâtı
malatya resimleri
Foto Galeri
 
İlgili Sayfalar
» Malatya Otelleri
» Malatya Restaurantları
» Malatya Rent a Car
 
»Tüm konular
»Tüm firmalar
 
Diğer Şehirler
Adana   Adıyaman   Afyonkarahisar   Ağrı   Aksaray   Amasya   Ankara   Antalya   Ardahan   Artvin   Aydın   Balıkesir   Bartın   Bayburt   Bilecik   Bingöl   Bitlis   Bolu   Burdur   Bursa   Çanakkale   Çankırı   Çorum   Denizli   Diyarbakır   Düzce   Edirne   Elazığ   Erzincan   Erzurum   Eskişehir   Gaziantep   Giresun   Gümüşhane   Hakkari   Hatay   Iğdır   Isparta   İstanbul   İzmir   Kahramanmaraş   Karabük   Karaman   Kars   Kastamonu   Kayseri   Kırıkkale   Kırklareli   Kırşehir   Kilis   Kocaeli   Konya   Kütahya   Malatya   Manisa   Mardin   Mersin   Muğla   Muş   Nevşehir   Niğde   Ordu   Osmaniye   Rize   Sakarya   Samsun   Siirt   Sinop   Sivas   Şanlıurfa   Şırnak   Tekirdağ   Tokat   Trabzon   Tunceli   Uşak   Van   Yalova   Yozgat   Zonguldak  
 
© 2009 Neresidir.com | Ana sayfa | Nedir | Üyelik | Ücretsiz Firma Ekle | Site Kullanım koşulları | iletişim