Kilis
|
İlçeleri: Eski adı Alimantar olan Elbeyli, Misak-ı Milli'den sonra bir süre Suriye sınırları içinde kalmıştır. 1931 yılında Kilis'e bağlı bir köy, 1933'de bucak, 1995' de, de ilçe olmuştur. Geçmişte "Murat höyüğü / Murat Höyük" adıyla bilinen Musabeyli oldukça eski bir yerleşimdir. Coğrafyasındaki höyükler ve tarihsel kalıntılar nedeniyle 14.04.1997 tarih ve 2768 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla "I. ve II. Derece Arkeolojik SİT" alanıdır. Eski kayıtlarda "Ispanak" olarak geçen Polateli İlçesindeki "Yılanca, Vaysak, Tilmiz, Cengin köyleri, yörenin en eski yerleşim birimleridir.
|
Genel Bilgiler: Kilis adı Yukarı Mezopotamya da Pellada Cyrrhus denen bir kent ile aynı adı taşıdığı ve Osmanlı kaynaklarında Kilis kalesi olarak geçtiği görülmektedir. Bu sözcüğün okunuşu "Kiris" olup "Kilis" sözcüğüne fonetiği bakımından büyük benzerlik göstermektedir. Grant Dictionier'de Cyrrhus'u "Kiris" anlamı da "Efendi" olarak yazmaktadır. Büyük olasılıkla 8. yy. da bölgeye gelen Türkmenler tarafından Kiris, Kilis diye söylenmiş ve bugünkü yeri Kilis olarak isimlendirilmiştir.
Coğrafi Konum: Kilis ili Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Hatay-Maraş oluğu ile Fırat Irmağı arasında uzanan Gaziantep Platosu'nun güneybatı kesiminde yer alır.
1,521 kilometrekarelik bir alanı kapsayan bu coğrafya 36o kuzey enlemi, 32o doğu boylamı arasında olup; doğuda Oğuzeli, batı ve kuzeyde Islahiye, kuzey ve kuzeydoğuda Şahinbey, güneyde Suriye toprakları ile çevrilidir
Fiziksel Coğrafya Özellikleri: Bölgedeki yerbilimsel (jeolojik ve jeomorfolojik) anlamda oluşum II. Ve III zamanlarda gerçekleşmiş olup; geniş bir alan, bu zaman dilimlerinde oluşan yaşlı bazalt ve doleitlerle kaplıdır. Yörenin jeolojik yapısını Afrin Vadisi'nin batısında yer alan "Orojenik Fliş Zonu" ile vadinin doğu yönündeki "Gaziantep-Adıyaman Önçukuru Sedimantasyon Havzası" oluşturur. Bu yapı üst kretase formasyonları üzerinde tersiyer yaşlı tortullar ve kuvarterner bazalt tabakaları içermekte olup; miyosen sonunda oluşan faylarla, fay sistemleriyle yarılmıştır.
Bölgenin toprak yapısı yaş bakımından olgun (zonal) ve genç (azonal) özellikler içermektedir. Kalkerli-kalkersiz ve ağır killi bazaltik topraklar genellikle kırmızı ve kahverenkli olup, zonal özellik içerirken; ova ve koyak boylarındaki alüvyol ve kolüvyol topraklar azonal özellik taşır. İlin kuzey ve kuzeybatı yönünde yer alan engebeli yapı Kartal Dağı'ndan (Sof Dağı) başlayarak Suriye sınırına doğru alçalmaktadır. Kurt Dağları, Darmik Dağı, Hazal Dağı, Kefiz Dağı, Koruca Dağı, Arap Dede Dağı ve Büyük Dağ ilin önemli yükseltilerini oluşturur.
Akarsular: Havza genişliği ve su miktarı bakımından yörenin en önemli akarsuyu Afrin Çayı'dır.Gaziantep'in kuzeybatısındaki Külecik Dağı'ndan doğan bu akarsu Musabeyli İlçesi sınırları içinde vadi tabanını genişleterek Kilis'in batısından il sınırları dışına çıkar.
Kilis İli sınırlarında 70 kilometrelik bir uzunluğa sahip olan Afrin Çayı, Bakırcan Deresi ile Karadere'nin birbirine karıştığı yerlerde "Kara Afrin"ını adını alır.
Sabun Suyu (50 km), Balık Suyu (45 km), Sinnep Suyu (30 km) ilin diğer akarsuları olup; üzerinde Seve Barajı, Üçpınar, Balıklı, Konak Göletleri bulunmakta, Sapkanlı Göleti de yapım aşamasındadır.
İklim: Yıllık ortalama yağış miktarı 515,8 mm'dir. Yağışlar genellikle yağmur biçiminde (yılın 2-3 günü karlıdır) "aralık, ocak, şubat, mart" aylarında yoğunlaşır. Yıllık ortalama nisbi nem %56 (en yüksek kış aylarında, en düşük nem haziran) olup, yıllık ortalama basınç 942.0 mb'dir Yörede batıdan ve kuzeyden esen rüzgarlar etkilidir. Soğuk ve kuru / kurutucu bir etkisi olan poyraz, kış mevsiminin habercisidir ve halk arasında "mihrican" adıyla bilinir. Batıdan esen rüzgarlar nemli ve serin olduğundan yöre halkının beklediği rüzgarlardır. Bu atmosfer olayları kişi ve toplum yaşamını doğrudan etkilediğinden yöre halkı "şarki bulandırır, garbi sulandırır; kıbleden geldi kışımız, Allah'a kaldı işimiz." tekerlemesini düzmüştür. Akdeniz iklimi (tropikal) ile Doğu Anadolu ikliminin (karasal) kesiştiği bir yerde bulunan Kilis ve yöresinde, adı geçen iklim kuşaklarının özellikleri egemendir. Bu yapı biri sıcak-kuru, diğeri serin-nemli olmak üzere farklı klimatolojik özellik içerir. İlde yıllık ortalama sıcaklık 16.8oC'dir. Kış mevsiminin en soğuk günleri ocak (ortalama ısı 3.6oC - 6.5oC) ayı; yaz mevsiminin en sıcak günleri ise temmuz ve ağustos (ortalama ısı 26.8oC) aylarıdır.
Kilis ili Maden ve Enerji Kaynakları: Kilis ili Güneydoğu Anadolu Bölgesi`nin Güneybatısında yer alan bir sınır ilimizdir. İl Maden kaynakları bakımından çok zengin potansiyele sahip değildir. İl ve yakın çevresinde Genel Müdürlüğümüzün bugüne kadar yaptığı çalışmalarla elde ettiği veriler sonucunda fosfat, manganez ve demir oluşumlarına rastlanmış olup, bunlar Musabeyli ilçesinde yer almaktadır. İldeki fosfat yatakları glokoni tipi sedimanter yataklar olup, Boğazkerim ve Fericek yörelerindeki fosfat sahalarında % 3.40-13 P2O5 tenörlü 20.970.750 görünür+muhtemel rezerv tespit edilmiştir. Yataklar geçmiş yıllarda işletilmiştir. Musabeyli- Dostallı, Karabolluk demir yatağında ortalama % 47 Fe, % 20,1 SiO2 içerikli 103.000 ton görünür+muhtemel rezerv belirlenmiştir. İl genelinde çok sayıda manganez yatak ve zuhurları bulunmaktadır. % Mn içerikleri 13 ile 49 arasında değişen bu yatak ve zuhurların toplam görünür+muhtemel rezervi 330.230 tondur.
Fosfat: Kilis-Boğazkerim, Fericek Glokonili Fosfat Sahası Tenör: % 3.40-13 P2O5 Rezerv: 17.471.750 ton görünür+muhtemel rezerv (Fericek sahası). 3.500.000 ton potansiyel rezerv (Boğazkerim sahası) mevcuttur. Boğazkerim sahası geçmiş yıllarda işletilmiştir.
Demir: Musabeyli-Dostallı, Karabolluk Tenör : % 47 Fe, % 20,1 SiO2 Rezerv: 103.000 ton görünür+muhtemel rezerv.
Manganez: Musabeyli-Dostallı, Y.Kalecik, Kocamustafapaşa, Karadut, Burunsuzlar, Beleken ve Kale Mah. Sahaları Tenör: % 13-49 Mn Rezerv: 330.230 ton görünür+muhtemel rezerv. |
Tarihçesi: Kilis doğası ve yerleşmeye elverişli coğrafyası nedeniyle tarihsel süreç içerisinde pek çok kavme (Babil, Hitit, Huri-Mitanni, Arami,Asur, Pers, Makedonya, Roma Bizans, Selçuklu, Memluk/ Kölemen,Osmanlı) ev sahipliği yapmıştır. Kent merkezinin 5 km kadar güneydoğusundaki Oylum Höyük'te sürdürülen arkeolojik kazı çalışması sonuçlarına göre, yörenin tarihi Geç Kalkolitik Çağa (M.Ö: 3500-3000) kadar dayanmaktadır.
Ele geçen Hitit kaynaklarına göre M.Ö:1460'lı yıllarda Halep Krallığı'na bağlı olan yöre Hitit kralı II.Hattuşaş döneminde (M.Ö:1420-1400) Halep ile birlikte Hitit egemenliğinden çıktıysa da, kral II.Suppililuma'nın (M.Ö:1190-1180) Suriye seferinde tekrar Hitit İmparatorluğu'na bağlandı. |
M.Ö:1200 tarihinde Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra önce Aramilerin (M.Ö: XIII.Yüzyıl-VI.Yüzyıl), M.Ö:1100'de de kral II.Tiglat-Pileser döneminde Asurların eline geçen yöre, önce Pers kralı Darius'un batıya (M.Ö:521-485), sonraki yıllarda da Makedonya kralı Büyük İskender'in (M.Ö:336-323) doğuya yayılma politikaları çerçevesinde, bu uygarlıkların sınırları içersinde kalmıştır.
Büyük İskender'in ölümünden sonra (M.Ö:323) yaklaşık 227 yıl Selevkosların / Selefkiler (M.Ö:281-64) egemenliği altında kalan Kilis ve yöresi M.Ö:64 yılında Roma İmparatorluğu'na bağlandı ve adı Ciliza sive Urmagiganti oldu. Roma İmparatorluğu'nun 395 yılında ikiye ayrılması sonucu Doğu Roma dolayısıyla Bizans toprakları içinde kaldı ve Halep'le birlikte Bizans İmparatorluğu'nun Suriye Theması'na bağlandı.
Halife Hz.Ömer zamanında 636 yılında Ebu Ubeyde Bin Cerrah (Ebu Ubeydet-ibn-il Cerrah) tarafından İslam topraklarına katılarak sınır bölgesi kentlerinden biri oldu.
V.Yüzyıldan sonra eski önemini yitiren Kilis ve yöresi, XI.Yüzyıla kadar Hıristiyan Bizans`la Müslüman Araplar arasında sürekli el değiştirdi. Bu süreçte Müslümanlığı kabul eden kimi Türk kavim ve boyları (özellikle Horasan, Türkistan kökenli Oğuzlar), Abbasiler'in denetimine girerek; "Sügur (sınırlar,düşman ağzı olan yerler)" , "Avasım (sınır kentleri)" ya da "Uç Bölgesi" adı verilen yörelerde, bölgelerde iskan edildiler. "Şam Ucu" adıyla bilinen Kilis ve yöresine (A'zaz/Azez, Kuros, Anazarba, Ravanda) de savaşçı, dizdar (kale,sınır bekçisi), der-bend ağası (sınır, karakol bekçisi), murabıt (ibadetine düşkün kişi,şeyh,derviş), zahid (dindar,sofu) gibi nitelikleri taşıyan Türk boyları yerleştirildi.985 yılında tekrar Bizans egemenliğine giren bölge, XI.Yüzyılda Haçlı Ordularınca istila edildi ve Urfa Haçlı Kontluğu'na bağlandı. 1124 yılında Artuklu (1101-1231) ve Eyyübi (1171-1348) egemenliklerinden sonra bölgeyi eline geçiren Kölemenler (Memluk Devleti,1250-1516); Anazarba, Azez, Kilis ve Ravanda kalelerini onardı; bugünkü Kilis kent merkezinin bulunduğu yeri, alışveriş/ticaret merkezi yaptı. 266 yıl süren bu egemenliğe Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, 24. Ağustos 1516 yılında Mercidabık'da (bugünkü Yavuzlu yöresi) Memluk ordusunu yenerek, son verdi ve bölgeyi Osmanlı topraklarına kattı.
SANAYİ: Genel olarak tarımsal karakterin ağırlıklı olduğu Kilis ili ve çevresinde sanayi sektörü de tarıma dayalı bir gelişme göstermiştir. Dolayısıyla İlimiz sanayisinin en belirgin özelliği tarımsal ve hayvansal kaynak potansiyeline yönelik olmasıdır. Nitekim il tarımında önemli bir yer tutan zeytin, üzüm ve buğday ürünleri aynı zamanda imalat sanayinde pekmez, alkol, zeytinyağı, un ve bulgur üretim tesislerinde girdi olarak kullanılmaktadır. Bu tarım ürünlerinden özellikle üzüm ve zeytin, ilimize katma değer kazandıran iki önemli ürün grubu oluşturmaktadır. Kilis'in sanayileşmesinde ve istihdam yaratılmasında önemli rol oynayacak olan Kilis Organize Sanayi Bölgesi 1991 yılından itibaren yatırım programında bulunmaktadır. 1995 yılında Kilis O.S.B.'nin halihazır harita, imar ve parselasyon planı, jeolojik ve jeolojik etüt, altyapı zemin araştırma etüdü, altyapı (yol, kanalizasyon, içme-kullanma suyu ve AG-OG elektrik şebekesi) gibi avan ve uygulama projeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca ihale edilmiş olup, söz konusu plan ve proje mühendislik hizmetleri 1996 yılında tamamlanmıştır. Kilis OSB' deki toplam 37 adet sanayi parseli 1996 yılından itibaren müteşebbislere tahsis edilmeye başlanmış olup, 37 adet sanayi parselinden 35 tanesi 32 yatırımcıya tahsis edilmiştir. Kilis Organize Sanayi Bölgesinde arsa tahsisi yapılan firmaların sektörlere göre dağılımı aşağıda verilmiştir.
GEZİLECEK YERLER:
Ravanda Kalesi: Kale, Kilis'in 24 km kuzeyinde bulunan Polateli İlçesine bağlı Belenözü Köyünün yanındadır. Etrafı açık, ufuklara hakim bir dağın sivri tepesine kurulmuştur. Dağın eteğinden Afrin Çayı geçmektedir. Dağın tepesi oyulmak suretiyle yapılan kalenin bugün ayakta kalan kısmı iç kaledir. Dış kale duvarlarının bazı yerlerinde döküntüler ve temeller kalmıştır. Hititlilere kadar uzanan eski bir tarihi vardır. Bizans eseri olduğu ifade edilen kaleye İslami devirlerde ilaveler yapılmıştır.
Höyükler Oylum Höyük: Oylum höyük, Anadolu, Suriye, Mezopotamya arasında yer alan oldukça büyük bir höyüktür. Stratejik bir konumda bulunan höyük her dönemde iskân görmüş bu nedenle arkeolojik açıdan son derece önem taşımaktadır. Ayrıca Kilis İlindeki Höyükler şöyle sıralanmaktadır. ÇATAL HÖYÜK, KUMSURUN HÖYÜK, LEYLİT HÖYÜK, YAVUZLU HÖYÜK, SİNNAP HÖYÜK, BELENTEPE HÖYÜK, POLATBEY HÖYÜK, KARAMELİK HÖYÜK, MURAT HÖYÜK, TAŞLIBAKIR HÖYÜK, KUMLUDERE HÖYÜK, ÇÖRTEN HÖYÜK olarak sıralanmaktadır.
CAMİ VE MESCİTLER Osmanlı Devleti kayıtlarına göre Kilis'te "55" cami, "10" mescit bulunmakta. Ama bunlardan "11" cami, "2" mescit günümüze ulaşabilmiş; "13" cami sonradan yapılan onarımlarla özgünlüğünü yitirmiş; "31" cami de tamamen yok olmuştur.
Ulu Cami, Alacalı Cami, Akcurun Camisi ve Ali Çavuş Camisi Osmanlı Dönemi öncesi yapılardır.
Bu dönem yapılarından Ali Çavuş Camisi'nin adı kalmış; Alacalı Cami onarımlarla özelliğini yitirmiş olup; özgünlüğünü koruyarak günümüze ulaşabilen sadece Ulu Cami ile Akcurun Camisi'nin minaresidir. Diğer cami ve mescitler Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi yapılarıdır.
Osmanlı Dönemi Öncesi Yapılar Camiler: Ulu Cami (Cami-i Kebir), Akcurun Camisi, Alacacı Camisi (Katran Camisi)
Osmanlı Devleti Dönemi'nde Yapılan Camiler: Tekye Camisi (Tekye Camisi);Hacı Derviş Camisi; Kadı Camisi (Kara Kadı Camisi) Muallâk Camisi (Hasan Bey Camisi); Hindi oğlu Camisi; Çalık Camisi; Pirli oğlu Camisi Hasan Attar Camisi; Zeytinli Camisi; Cüneyne Camisi; Şeyh Hilal Camisi (Şeyh Ahmet Camisi); Şeyh Süveden Camisi (Hacı Özbek Camisi); Tabakhane Camisi, Murtaza Ağa Camisi; Şeyh Süleyman Camisi ( Şeyhler Camisi); Kürtler Camisi
MİNARELER Mehmet Paşa Camisi Minaresi; Şeyh Camisi Minaresi
TEKKE VE ZAVİYELER Şurahbil Bin Hasene (Şör Habil Hasene) Zaviyesi Şeyh Efendi Tekkesi (Nakşibendî Tekkesi)
MEVLEVİHANELER Tekke Mevlevihanesi (Tekye Mevlevihanesi)
TÜRBELER Hıristiyan Bizans ile Müslüman Arap Devletleri arasında kalan yöre toprakları, din amaçlı pek çok kanlı çatışmaya mekan olmuştur. Kilis ve yöresindeki türbelerin çoğu, bu kutsal amaç uğrunda şehit olmuş din ulularına aittir. Kilis'te meşhedlik (şehitlik) adı verilen mahalle, bu yörelerden biri olup, geçmiş yıllarda buradan geçen Kilisliler, ölenlere saygı gereği ayakkabılarını çıkarırlarmış.
Şeyh Mansur Türbesi Şeyh Muhammed Bedevi Türbesi Şem'un Nebi Türbesi (Küt Küt Dede Türbesi)
HAMAMLAR Kilis'te taşınmaz kültür varlığı olarak günümüze ulaşan beş tane hamam vardır. Eskiden bu hamamlar, katı evsel atıkların (yöredeki adı "külhan zibili") yakılmasıyla ısındığından (külhanda yanan zibilin külüne ‘kursümbül / kursünbül' denir; duvar sıvasında ve damlarda dolgu malzemesi olarak kullanılır) ve kentte bugünkü gibi vahşi çöp deponi alanı olmazmış. Bu alışkanlık yöre ağzında "külhan zembili (külhanda yakılacakların doldurulduğu hasırdan yapılmış araç)" , "külhan zibili (hamamda yakılmak üzere toplanan katı atıklar)" , "külhan şilifi ( külhanda yakılacakların doldurulduğu kıldan yapılmış büyük torba)" , "külhancı eşeği (külhan zibili ve külhan şilifi taşıyan eşek)" gibi söz öbekleri doğurmuştur. Belirttiğimiz bu hamamlar haç planlı, dört eyvanlı ve köşe hücreli olup; hepsinde, "soğukluk, ılıklık, sıcaklık" bölümleri vardır. Kilis'teki hamamlarda bir de "mağdas" adı verilen "su tekneleri" bulunmaktadır. Farklı din ve inançlı kişilerle birlikte yaşayan Kilisli bu "mağtasları" Yahudilerin kullanması için yapmış, yaptırmıştır.
Eski Hamam Hoca Hamamı Paşa Hamamı Hasan Bey Hamamı (Çukur Hamamı) Tuğlu Hamamı (Yeni Paşa Hamamı, Daltaban Paşa Hamamı)
KASTELLER Akcurun Kasteli : Ayınönü Kasteli : Küçük Çarşı Kasteli : Kurdağa Kasteli : İspir Paşa Kasteli : Eski Hamam Kasteli :
KİLİS ÇATOM ÇATOM'lar GAP İdaresi'nin cinsiyet dengeli kalkınma ve toplumsal -kültürel değişme yönünde tasarlanmış katılımcı ve entegre proje uygulamalarından biridir.
ÇATOM, GAP Bölgesi'ndeki kentlerin daha çok kırdan göç etmiş hanelerin oluşturduğu gecekondu mahallerinde ve kadınların oldukça dezavantajlı bir konumda oldukları köylerde kurulan topluma dayalı merkezlerdir. Bu merkezlerde kadınlar bir araya gelerek ortak sorunlarını paylaşmakta, ortak etkinlikler düzenlemekte, gündelik yaşamlarını kolaylaştıran temel bilgiler edinmekte ve gelir elde etmeye yönelik becerilerini geliştirmektedirler. Entegre, katılımcı ve sürdürebilir yaklaşımla uygulanan ÇATOM Projesi'nde 14-50 yaş arasındaki kadın ve genç kızlar hedef guruplardır.
KİLİS ÇATOM ise 1998 yılı Nisan ayında çalışmalarına başlamıştır. Merkezimizde yürütülen faaliyetler; sosyal, sağlık ve gelir getirici programlardır.( Makına Nakışları, El Nakışları, İğne Oyası, Kuaförlük, Bilgisayar, Biçki- Dikiş , El sanatları , Köylerde Eğitim ve Hizmet Çalışmaları, Kadın Hukuku, Anne sağlığı ve Eğitimi, Ev Ekonomisi ve Beslenme ,Resim, Halk Oyunları v.b. ) Esnek modüler program anlayışı uygulanan merkezimizde bu programların belirlenmesinde yerel koşul ve ihtiyaçlar ile kadın ve genç kızların talepleri esas alınmaktadır. Şu anda şube ve merkez ÇATOM bünyesinde toplam 9 farklı branşta programlar yürütülüp, bu programlardan düzenli olarak 123 kadın ve 39 Çocuk faydalanmaktadır. |
|
|