Karaman
|
İlçeler: Karaman ( Merkez), Ayrancı, Ermenek, Kâzımkarabekir.
İlgi Çekici Yerler: Gökçe Çamlığı orman içi dinlenme yeri; Maraspoli Mağarası; Karaman, Ermenek(Firan) ve Mennan kaleleri; Binbirkilise. Hatuniye, Emir Musa, İbrahim Bey İmaret medreseleri ve Tol Medrese. Gaferyad ( Ermenek, Kâzımkarabekir) ve Yollarbaşı (İlisra) köyü ulu camileri; Hacı Beyler, Aktekke ( Valide Sultan), Arapzade, Paşa, Dik basan, Akçaşehir, Sipas ve Mimar Emir Rüstem Paşa camileri. Yunus Emre Camisi ve Zaviyesi, Şeyh Çelebi Mescidi ve Akça Mescidi; Karaman oğlu İmaret ve Türbesi; Bıçakçı Köprüsü ve Ala Köprü; Yedi Oluklu, Karaman Müzesi.
Ayrancı: İlçe yüz ölçümü 2.480 km2'dir. Ayrancı, tarihte Hititlerin sınırları içinde, daha sonra da Asurlular Krallığının toprakları arasında bulunmuştur. |
Ayrancı tarihte Türkler tarafından fethedilen yerler arasına ilk defa Karaman oğulları zamanında katılmıştır. Karaman oğlu beyleri Ayrancıyı çiftlik olarak kullanmışlardır. Bugünkü Melikli köyünün bulunduğu yörede Melik Bey ve Musa köyünde de Musa Beyler yaşamışlardır. Toroslara kadar uzanan vadi üzerinde 12 köprü bulunmaktadır ki yapı tarzı Osmanlı mimarisinin izlerini taşımaktadır. Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail ile savaşmak için doğuya giderken Konya, Karaman, Ayrancı, Ereğli yolunu takip etmiştir. Ayrancı'da toplu yerleşik düzene geçiş, Osmanlı Padişahlarından sonra yaptıkları bir antlaşmaya göre Osmanlı topraklarına 210 hanelik bir aile yerleştirin teklifi üzerine Ereğli ilçesinin güney batısı ile Karaman arasına bugünkü Ayrancı'ya yerleştirilmiştir.
Ayrancı ilçesi de İç Anadolu'nun karakteristik özelliklerini taşır. Halkın tek geçim kaynağı tarım ürünlerine, tarla mahsullerine dayanır. Ekim yapılan tahılların başında arpa, buğday gelir. Pancar ekimi de yapılmaktadır.
Sulama genelde Ayrancı barajından gelen suyla yapılır. Bahçecilik de gelişmiştir. Elma ve kayısı başta olmak üzere beyaz kiraz yetiştirilir. Barajın Ayrancı'ya uzaklığı 5 km'dir. Divle suyu üzerine kurulmuş baraj bu akarsuyun kollarından olan Koca dere ve Buğdaylı deresinin sularını toplamaktadır.
Başyayla: Yüz ölçümü 102 km2'dir. İlçenin kesin kuruluşu bilinmemekle birlikte insanların yaşadığı mağaralar dikkate alındığında tarihinin M.Ö.5000-6000 yıllarına dayandığı tahmin edilmektedir. İlçe Orta Torosların eteklerinde bir vadi içerisinde kurulmuş yeşil ve şirin bir beldemizdir. 1967 yılına kadar köy olan, 1967-1989 yılları arasında da Ermenek ilçemize bağlı bir kasaba olan Başyayla, 1989 yılında ilçe olmuştur.
İlçe, Karaman oğlu Beyliği zamanında Ermenek'e bağlı önemli bir yerleşim alanı olmuştur. Bugün ilçede hayvancılık, ziraat (özellikle elma, kiraz üretimi olarak meyvecilik) en önemli gelir kaynağıdır. 1990 yılında 700 bin ton elma ve 2000 ton kiraz ihracatından yaklaşık 8 milyar lira gelir elde edilmiştir.
İlçede el değmemiş tarihi ve turistik değerler, önemli yayla ve mesire yerleri mevcuttur. Bunların en önemlileri Tozmugar ve Dibekli yaylalarıdır. Tozmugar'daki mağarada sarkıt ve dikitler mevcut olup, ilçeye ayrı bir güzellik katmaktadır. Başyayla'da Hisarönü, Söğütcük, Keben ve Tozansu gibi piknik ve mesire yerleri de vardır.
İlçede okuma yazma oranı yüksektir. Modern şehircilik çalışmaları devam etmektedir. Devamlı gelişme halinde olan ilçenin Merkez nüfusu 5.032'dir.
Başyayla ilçesi, 7.5.1967 tarihinde Kirazlı yayla ve Baş köy köylerinin birleşmesiyle belediyelik olmuş ve Başyayla ismini almıştır. İdari yönden Kirazlı yayla, Baş köy, Göztepe, Yenimahalle ve Şirin dere olmak üzere 5 mahalleye ayrılmış durumdadır.
Yörede "AKTEPE" adı verilen yükselti üzerinde kaleyi andıran doğal bir yığınak mevcut olup, Romalılar devrinde burada bir Şato-Kale mevcudiyeti ihtimal dâhilindedir. Çevremizdeki yamaçlarda kayalara oyulmuş roma tipi taş sandukalar; kapakları üzerinde kabaca kompoze edilmiş yatar vaziyette aslan kabartmaları Roma hâkimiyetini kolayca ortaya koyan kalıntılardır.
İlçede yüksek ve taş kemer üzerine toprak dam örtülü, yüksekçe ahşap minareli Karaman oğulları devrine ait önemli ve tarihi değeri olan bir de camii bulunmaktadır.
Ermenek: Yüz ölçümü 1.103 km2'dir. Ermenek tarihte ilk yerleşimin görüldüğü yerlerden birisidir. Tarihi kalıntılardan çıkarılan sonuçlara göre mağara devrinden kalma eserler vardır. İlk Ermenek'in bugün ölü şehirlerin görüldüğü kayalar üzerine işlenmiş resimlerin bulunduğu in öğlesi mevkiindeki düzlükte kurulduğu anlaşılmaktadır.
"Ermenek" ismi üzerinde birçok rivayet vardır. Ermenek'in ilk adının "Marassa" sonraları da "Maras polis" olduğu tespit edilmiştir. M.Ö.1320 yılında da Hititlerin eline geçmiştir. M.Ö.1180 yılında da Erglerin hâkimiyetine daha sonra M.Ö.458 de Yunanlıların, M.Ö.396'da Perslerin eline geçmiştir. M.Ö.103 yılında Romalıların yönetimine geçmiş olup, Roma imparatoru Agustus zamanında şehir "Germaniko polis" diye anılmaya başlamıştır. Ermenek'in kuzeyindeki kale ile Şehirlerdeki kale kralların şatosu olmuştur. Roma imparatorluğu ikiye ayrıldıktan sonra Ermenek, doğu Roma İmparatorluğu hudutları içinde kalmıştır. 842 yılında Abbasilerin eline geçen Ermenek'in daha sonra Selçukluların hâkimiyeti altındaki topraklara dâhil edilmiştir (1228). Selçuklular bölgeye Türkmen aşiretler yerleştirmeye başladılar. Aşiretler içinde en kalabalık olanı Karaman oğulları Nure Sofi başkanlığında ve oğullarının önderliğinde Karaman oğulları bölgenin hâkimi oldular. Karaman oğulları, Osmanlı hâkimiyetine geçtikten sonra l466 yılında Ermenek, Osman oğullarının yönetimine geçti. 1500 yıllarında da Karaman livasının bir kazası olan Ermenek, 1845 yılında Karaman eyaletine bağlı İçel sancağının merkezi oldu.
İkinci meşrutiyetten sonra 1908'de bağımsız İçel sancağının kazası 1917'de Konya'ya bağlanmış, 1989 yılında ise Karaman iline bağlanmıştır.
Ermenek'in ekonomik yapısını etkileyen en önemli faktör ormanlarla kaplı olması, dolayısıyla, orman ürünlerinden elde edilen gelir yanında meyvecilik ve kömürün başka il ve ilçelere satışından elde edilen gelire dayanır.
Ağaç cinsi olarak çam, meşe, köknar, koçaş, yalman ormanları çok ağaca sahiptir. Ayrıca yalman (dikenlik, katranlı, teke çatı, üçbölük) ormanları da zengindir. Meyve olarak elma, ceviz, armut, nar ve incir elde edilir. Tarla ürünü olarak buğday, mısır, susam, soğan başlıca bitkilerdir. Ermenek'in yeraltı kaynakları da çok zengindir. Linyit, krom, manganez, simli kurşun başlıca madenleridir. İlçenin Pamuklu köyünde linyit ocağı açılmış olup bol miktarda kömür çıkarılmaktadır. Hayvancılıkta önemli geçim kaynaklarının başında gelir. Çünkü Ermenek'e bağlı köyler geniş yaylalara sahip olduğundan buralarda hayvancılık yapılır.
Herhangi bir sanayi tesisi bulunmamaktadır. Ermenek'e bağlı köylerde çalışan erkek işgücünün büyük bir kısmı sonbahardan Haziran ayına kadar Akdeniz ve Ege bölgesindeki şehirlerde tarım işçisi olarak çalışırlar. Ermenek'in köylerinde fidancılık ilerlemiş durumdadır. Yetiştirilen kirazlar iyi kalitede olup ihraç edilmektedir. Sonuç olarak Ermenek diğer il ve ilçelere kereste, ceviz, meyve, deri, bal ve hayvan ürünleri, kömür satmaktadır. Yetiştirdiği buğday yetmediği için dışarıdan almaktadır. |
Kâzımkarabekir: Yüz ölçümü 296 km2'dir. Konya ile Karaman arasında bir geçit yeri olan Kâzımkarabekir tarihi araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre Hititlere kadar uzanan çağlar boyu çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiştir. Romalılar tarafından bir üs olarak kullanılmıştır.
Tarihte ismi (GAFERİYAT) olan ve anlamı bilim meclisi olarak tanımlanan ilçe eskiden bir kültür merkezidir. Selçuklular devrinde bir kaza merkezi olarak adlandırılmıştır. Karaman oğulları döneminde bir ticaret merkezi olmuştur. Osmanlılar devrinde ise gelişerek bir şehir hüviyeti almıştır. Tarihi araştırmalarda bulunan ve üzerinde 1260 tarihi bulunan "KAZA-YI GAFERİYAT" bu gelişmeleri doğrulamaktadır.
Şark Fatihi, Kâzımkarabekir Paşa buralıdır. |
1989 yılında Karaman il olmasına paralel olarak Kâzımkarabekir'de 4 il ve 5 ilçe kurulması hakkında 3578 sayılı ve 15.06.1989 tarihli kanun ve TBMM kabulü ile ilçe olmuş. Resmi Gazetenin 20202 sayılı nüshasında 21.06.1989 tarihinde Cumhurbaşkanı; Başbakan ve Bakanlar Kurulu Üyelerinin imzasıyla yayınlanmış ve Türkiye'nin mevcut ilçeleri arasına katılmıştır.
İlçenin ekonomik durumu tamamen tarım ve hayvancılığa bağlıdır. Bunun yanında nakliyecilik de ön planı almaktadır. Bununla beraber hiç bir yöremizde bulunmayan taş ocağı da çok yaygın olup, ekonomiye büyük katkı sağlamaktadır.
Sarıveliler: Yüz ölçümü 343 km2'dir. Sarıveliler ilçesi, Turcalar ve Küçükkarapınar köylerinin birleşmesiyle 1967 yılında kasaba olmuş, 1989 yılında da ilçe olmuştur. İlçe Ermenek'e 47 km, Karaman'a ise 212 km. uzaklıktadır. İlçe nüfusu 5.200'dür. Sarıveliler, Ermenek-Göktepe yolu kenarında Hadim'e ayrılan yol kavşağında kurulmuştur.
İlçenin Romalılar devrinde kurulmuş olabileceği tahmin edilmektedir. İlçe, yeşillikler arasında serpiştirilmiş evleri ve genişçe bir saha üzerinde yayılmış durumda olup, görünüş itibariyle güzel ilçelerimizdendir. Ekime elverişle toprakları az olduğundan daha çok hayvancılık, son zamanlarda da meyvecilik yapılmaktadır. Balı, kirazı, cevizi meşhurdur. Otlak ve meralarıyla tanınmış Barçın yaylası bu ilçemizdedir. Hayvancılığa bağlı olarak Kilimcilik ve halıcılık da yapılmaktadır.
İlçenin rakımı 1600'dir. Bu özelliği ile kışlar sert ve uzun geçer. Yaz ayları ise oldukça serindir. Havası güzel, temiz sulama suları boldur. İçme suyu ise güzel ve soğuktur.
İlçe kuzeyden güneye doğru engin ve geniş bir vadiye açılır. Başdere boğazı denilen bu vadide yaz aylarında haftada bir gün "Cuma günü" Pazar kurulur. Başdere pazarı denilen bu pazara çevre köylerden ve Ermenek merkezden hatta komşu kaza Taşkent'ten alış veriş için gelirler. Büyük bir kalabalık toplanır, bilhassa Barçın yaylasında yaşayan aşiretlerin her türlü ihtiyaçlarını temin ettiği ve ürettiklerini sattığı yer bu pazardır. Pazarda halk topluca Cuma Namazı kılar birlik ve beraberlik de pekiştirilmiş olur. Cuma Namazı kılındıktan sonra halk yavaş yavaş pazarı boşaltmaya başlar. Göktepe Köristan'ı gezilmeye, görülmeye değer tarihi, turistik ve mesire yeridir. Dilek Dede Mağarası, Göksu mesire ve piknik yeri görülmeye değer yerlerdendir.
Karaman'da yapılması gerekenler:
Yunus Emre`nin mezarını ziyaret etmeden, Mevlâna`nın annesi Mümine Hatun`un Aktekke (Mader-i Mevlâna) Camii`ndeki mezarını görmeden. Karaman Kalesi`ne çıkıp, Karaman`ı seyretmeliyiz. Binbir Kilise, Madenşehir, Deyle ve Derbe`yi gezmeden, Otantik Taşkale Kasabası, Tahıl Ambarları, Manazan Mağarası, İncesi Mağarası ve Gürlük Mesire Yeri`ni görmek. Ermenek, Zeyve Pazarı`na gidip su değirmenleri ve su ile çalışan hızarın fotoğrafını çekmek. Karaman`ın meşhur calla, etli ekmek, arabaşı, batırık, şebit pilav, tarhanabaşı, küncülü helva, üzüm helvası, su böreği, guymak, Zeyve Kebabı ve cevizli bandırmasını yemek. Karaman`ın meşhur calla, etli ekmek, arabaşı, batırık, şebit pilav, tarhanabaşı, küncülü helva, üzüm helvası, su böreği, guymak, Zeyve Kebabı ve cevizli bandırmasını yemeden dönmemek gereklidir.
Sanayi ve Ticaret: Bir endüstri tesisinin kurulması için aşağıdaki şartların hepsinin bir arada olması lazımdır.
1. Sermaye,
2. Hammadde, 3. Enerji,
4. İş gücü, 5. Ulaşım, 6. Pazarlama,
Karaman'da Endüstri Dalları:
a) Besin Endüstrisi
b) Diğer besin endüstrisi tesisleri ve yan sanayi
c) Diğer endüstriyel kuruluşlar
1- Dokuma endüstrisi,
2- Orman ürünleri endüstrisi,
3- Makine yapan makine imalathaneleri
4- Muhtelif imal ve tamir bakım atölyeleri,
5- Maden Endüstri Sanayii,
6- Özü doğru Çivi ve Tel Sanayi
7- Guzine soba imalathaneleri
8- Tarım aletleri imalathaneleri
9- Kolonya İmalatı
10- İnşaat Sektörü
Karaman ili Maden ve Enerji Kaynakları: Karaman ili, İç Anadolu Bölgesinin güneyinde, Konya-İçel-Antalya illeri arasında bulunan önemli bir ticaret, kültür ve sanat merkezidir. İl genellikle ova görünümündedir.
Karaman ili maden çeşitliliği ve potansiyeli yönünden fazla bir zenginliğe ve çeşitliliğe sahip değildir. İldeki başlıca yer altı zenginliği Ermenek ve Karapınar ilçelerinde bulunan linyit sahalarıdır. Neojen çökel birimleri içinde gözlenen linyit sahalarından Ermenek-Taştepe sahasında yüksek kalori değerine sahip 5.918.000 ton toplam rezerv, Ermenek sahasında da 3262 Kcal/kg kalori değerine sahip 1.700.000 ton muhtemel rezerv belirlenmiş olup, sahalarda üretim yapılmaktadır. Bunun dışında Genel Müdürlüğümüzün il ve yakın çevresinde yaptığı çalışmalar sonucunda endüstriyel hammadde kaynakları olarak talk, kum-çakıl ve barit oluşumları, metalik madenlerden de alüminyum, bakır-kurşun-çinko, manganez cevherleşmeleri tespit edilmiştir. Ancak bunların çoğu küçük boyutlu zuhurlar şeklindedir. Bakır-kurşun-çinko cevherleşmeleri Sarıveliler ilçesinde, alüminyum cevherleşmesi ise Ayrancı ilçesinde yer almaktadır.
Kâzımkarabekir ve Merkez ilçelerinde gözlenen manganez zuhurlarından Merkez-Taşkale zuhurundan geçmiş yıllarda cevher üretimi yapılmıştır. Kâzımkarabekir ve Ayrancı ilçelerinde aynı zamanda sırasıyla barit ve talk olumlarına da rastlanmaktadır.
Alüminyum: Ayrancı-Çatmakaya zuhuru
Rezerv: Geçmiş yıllarda 820.700 ton üretim yapılmıştır.
Bakır-Kurşun-Çinko: Sarıveliler-Göktepe, Muzvadi ve Evliyatepe zuhurları Tenör : % 10 Zn, % 13 Pb (Göktepe zuhuru); % 5 Zn ve % 3-4 Pb (Muzvadi zuhuru),
Rezerv: Zuhur olduğundan rezerve yönelik çalışma yoktur.
Barit: Kâzımkarabekir-Alanözü, Başkışla ve Habiller zuhurları
Tenör :% 86.84 BaSO4 (Alanözü zuhuru), Rezerv: Zuhur olduğundan rezerve yönelik çalışma yoktur.
Kum-Çakıl: Merkez-Kürtderesi
Tenör: İyi kalite,
Rezerv : - Manganez: Taşkale ve İlistre zuhurları Rezerv: Taşkale zuhurundan geçmiş yıllarda cevher çıkartılmış olup halen 500 ton kadar cevher vardır.
Manyezit: Sodur sahaları
Tenör : % 45.36 MgO,
Rezerv: 140.206 ton görünür rezerv.
Talk: Ayrancı-Melikli, Üçharman zuhurları
Tenör : % 53-57 SiO2, % 25-40 MgO, % 7-10 Fe2O3
Rezerv: Zuhur olduğundan rezerve yönelik çalışma yoktur.
Tarım: Ekim alanlarına bakıldığında hububat ekimi ilk sırayı almaktadır. İl arazisinin 112.903 hektarı sulu, 232.649 hektarı ise kuru tarım arazisidir. Sulanan 112.903 hektarlık tarım arazisinin 53.651 hektarı devlet sulaması; kalan 59.252 hektarlık bölümü ise halk sulaması şeklinde yapılmaktadır. İl, oldukça kurak bir bölgede yer alması nedeniyle sulama imkânlarının geliştirilmesi için yeni sulama amaçlı barajların yapılmasına ve kuyuların açılmasına bilhassa önem verilmektedir.
Yapımı devam eden İbrala Barajı`nın bitirilmesi ve Hışılayık Suyunun Ayrancı Barajı`na akıtılması ile birlikte sulama alanında büyük bir ilerleme kaydedilmiş olacaktır.
2002 yılında 193.120 ha. alanda hububat ekilmiş; 322.966 ton buğday, 257.265 ton arpa, 5.940 ton çavdar, 3.370 ton yulaf, 4.092 ton mısır, 444 ton mahlut üretimi sağlanmıştır. Ayrıca, 21.651 ha. alanda baklagil ekilmiş; 17.530 ton nohut, 29.123 ton kuru fasulye, 1.190 ton yeşil mercimek, 400 ton kırmızı mercimek üretilmiş, 8.237 ha. alanda yem bitkileri ekimi yapılmış, fiğ, burçak, buy, hayvan pancarı, yonca, korunga üretilmiştir. 11.979 ha. alanda sanayi bitkileri ekilmiş, 304.815 ton pancar, 24 ton susam, 1.572 ton ayçiçeği, 117 ton yer fıstığı, 58.000 ton kuru soğan, 5.127 ton kuru sarımsak, 44.483 ton patates üretilmiştir.
Meyvecilikte 2002 yılında 4.096.946 adet meyve veren elma ağacından 196.618 ton elma üretimi sağlanmıştır. 18.845 ha. Meyve veren bağ alanında 103.530 ton çekirdekli yaş üzüm üretilmiştir. |
|
|