Bir zamanlar bağ, bahçe işleriyle uğraşan yöre halkı şimdilerde tezgahlarda el emeği ürünlerini satıyor. Birine yaklaşıyoruz, sıcak bir sohbet başlıyor dantelci teyzeyle. Kimi gün hiçbir şey satamamaktan şikayetçi, ama gene de yaptığı işten memnun. "Önceleri kapımızın önüne çıkardık. Ne zamanki buraya gelenler çoğaldı, bizler de kapı önlerini terk edip meydanlara çıktık." "Siz buralara özenirsiniz, bizler de İstanbul'a" diyor. "Sizin hiç olmazsa uyandığınızda ayağınız kara değmiyor. Ne de olsa apartman dairesi yaşadığınız yer" diye de ekliyor. Bol kazançlar dileyerek ayrılıyoruz.
İşte doğanın mucizesi... Erciyes'in lavları, yağmurla rüzgârın işbirliği, kumdan kayalar... Ve sonunda perilerin ormanı..
Kayaların içinden fışkıran, sarı, boz renkli evler. Göreme beldesi, peri bacalarıyla evlerin en çok iç içe girdiği yerlerden. Kayalara oyulmuş evlerin özelliği yazları serin, kışları ise ılık olması. Yaz ve kış mevsiminde sıcaklık 11 derece. Beldenin vazgeçilmezi ise Göreme Açık Hava Müzesi. Yöre halkı tarafından 1950 yılına kadar kullanılan alan 1967 yılında müze olarak ziyarete açılmış. Manastır hayatı yaşanan kayalara oyulu çok sayıda kilise bulunuyor burada. İsa'nın doğumunu ve ölümünü, mucizeleri anlatan freskoların bulunduğu kiliseler içinde en önemlileri El Nazar, Karanlık ve Tokalı.
Peribacalarının en güzellerinin bulunduğu yer Paşabağları. Yıllar önce münzevi hayat süren Aziz Simeon boşuna mesken edinmemiş buraları kendine. Paşabağları'ndan sonra Zelve'deyiz. Yunanistan'la yapılan nüfus mübadelesine kadar Hıristiyanlarla Müslümanların yıllarca birarada yaşadığı yerdir Zelve. Burada da kayalardan evler, sivri uçlu, kocaman gövdeli peribacaları uzayıp gidiyor.
Bir sonraki durağımız Avanos. Roma dilindeki adı Vanessa. Çanak çömlek yapımı hiç de yeni değil, Hititler'den bugüne uzanıyor. Sır, Kızılırmak'ın taşıdığı kırmızı renkli toprakta. Yöre halkının elinde testiye, heykele, amforaya dönüşüveren toprakta. Avanos'un ara sokaklarına girerseniz eğer çok sayıda atölye görürsünüz. Eğer isterseniz atölyelerde kurs da alabilirsiniz. Siz sadece isteyin. Avanos'un atölyeleri, öğrenmeye istekli herkese açık.
Devrent Vadisi'ndeyiz. İnsan eliyle şekillendirilmiş gibi, hayvan figürlerine benzeyen kayalar... Hörgücüyle oturan deve... Burnunu gökyüzüne kaldırmış kaplumbağa sanki.. |
GEZİLECEK YERLER
Uçhisar: Nevşehir-Göreme yolu üzerinde ve Nevşehir'e 6 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Uçhisar kasabasının kalesinden görülen manzara oldukça güzel. Kalenin özellikle gün batınımı izlemek için ziyaretçisi çok oluyor. Tur şirketlerinin uğrak noktalarından Uçhisar'da danteller, minyatür peribacaları, kilimler, köylerden toplanmış eski eşyalar, heybeler satılıyor. Bir de antikacı var. Kalenin eteklerinde bulunan Oase kafede oturup dinlenebilirsiniz. Derebağı Vadisinin manzarası oldukça güzel görülüyor. Paçalı güvercinler burayı daha da ilginç kılıyor. Ayrıca, Uçhisar-Göreme arasında bulunan bazı mekanlar, Türk geceleri düzenliyor. Folklor gösterisi ve oryantal şov Kapadokya gecelerini renklendiriyor.
Göreme: Nevşehir'den doğu yönünde hareket edildiğinde 6 kilometre sonra Uçhisar kasabasına ulaşılıyor. Buradan katedilen 3 kilometrelik yolla da Göreme'ye ulaşım sağlanıyor. Peribacalarının yoğunlukta olduğu yerlerden Göreme beldesinde evlerle peribacaları iç içe geçmiş durumda. Bugün hâlâ peribacalarının içindeki oyuklarda yaşayanlar var. Kaya içindeki evler yazları serin, kışları ise ılık oluyor. Çok sayıda yerli ve yabancı turistin tercih ettiği yerlerden Göreme'de konaklama için seçenekler bulunuyor. Erken Hıristiyanlık döneminin önemli dini merkezlerinden Göreme kasabasının 1 kilometre ilerisinde Göreme Açık Hava Müzesi yer alıyor.
Çavuşin: Göreme'den Avanos yönüne doğru 5 kilometre gidildiğinde Çavuşin köyüne ulaşılıyor. Kayalar içine oyulmuş evler ve peribacalan köyü ilginç kılıyor. Vaftizci Yahya adına yapılan Çavuşin kilisesi (Nikephoros Phokas) bölgeye hâkim bir yerde. Tek nefli ve beşik tonozlu kilisedeki freskolarda müjde, ziyaret, son yemek ve İsa'nın ölümü sahneleniyor.
Paşabağları: Çavuşin köyünden Zelve yönüne doğru 1 kilometre sonra sağa dönülüyor. Yol 2 kilometre sonra Paşabağları'na ulaşıyor. Çok gövdeli ve çok başlı peribacalarını barındıran Paşabağları'nın adı önceleri Rahipler Vadisi'ydi. Çavuşin kilisesi (Nikephoros Phokas)... Yörede bulunan üç başlı peribacasmın içinde Aziz Simeon adına yapılmış şapel ve hücre yer alıyor. Paşabağları'nın girişinde tezgâhlarda satılan, vazolar, mermer biblolar, takılar, minyatür peribacalan ve Soğanlı Vadisi'ndeki Çukurbağ köyüne özgü bebekler çevreyi renklendiriyor.
Avanos: Kapadokya'nın en eski yerleşim merkezlerinden olan Avanos, Kızılırmak kıyısında yer alıyor. İlk adı Hititler zamanında Iavinassas, Roma Devri'nde ise Venassa. Tarihsel geçmişi dışında Avanos deyince ilk akla gelen çanak-çömlek yapımı oluyor kuşkusuz. Kızılırmak'm taşıdığı kırmızı toprak ve milden elde edilen çamurla çanak-çömlek yapımı Hititlerden günümüze kadar gelmiş. Bugün Avanos'ta bu çömlekçilik babadan oğula geçen bir meslek. Çoğunlukla Fransızların ziyaret ettiği Avanos ilçesinde gece hayatının geçtiği yer kayalar içine oyulmuş restoranlar. Avanos'a ulaşmak için iki seçenek var. Bunlardan ilki Nevşehir'den kuzeye yönelen çevre yolundan 17 kilometre gitmek. Diğeri ise Uçhisar-Göreme-Çavuşin güzergâhında 23 kilometrelik bir yol katetmek.
Ürgüp: Avanos ilçesinden güneye doğnı 2 kilometre sonra yol ikiye ayrılıyor. Sağdaki yol takip edildiğinde 2 kilometre sonra Aktepe köyüne ulaşılıyor. Buradan 3 kilometrelik yolla Devrent Vadisi'nin içinden geçilerek 8 kilometre daha devam edildiğinde Ürgüp'e varılıyor. Kapadokya bölgesinin önemli yerleşim merkezlerinden Ürgüp ilçesi, Selçuklular zamanında da önemini korumuş.
İlçenin adı Bizans devrinde Assiena, Selçuklu devrinde Başhisar, Osmanlı Devri'nde ise Burgut kalesiydi. Bugün çok sayıda yerli ve yabancı turistin akınına uğrayan Ürgüp ilginç doğal oluşumların ürünü olan tipik peribacalarına ev sahipliği yapıyor.
Mustafapaşa (Sinasos): Ürgüp ilçesinden güneye doğnı 5 kilometre gidildiğinde Mustafapaşa kasabasına geliniyor. Fresklerle süslü Rum evleri, manastırlar ve kiliseler ayrıca günümüzde halı mağazası olarak kullanılan Osmanlı devri kervansarayı görülebilir.
Derinkuyu Yeraltı Şehri: Mustafapaşa'dan 8 kilometre sonra Cemilköy'e geliniyor. Buradan 4 kilometre sonra Şahinefendi'ye ve 14 kilometre sonra da Güzelöz'e ulaşılıyor. Güzelöz'de yol ikiye ayırılıyor. Sağdaki 23 kilometrelik yol Derinkuyu Yeraltı Şehri'ne gidiyor. Bir başka tarifle Derinkuyu, Nevşehir-Niğde yolunun 29'uncu kilometresinde. Derinliği yaklaşık 85 metre olan yeraltı şehrinde günlük yaşam için gerekli tüm mekânlar, ayrıca kiler ve kilise bulunuyor. Yeraltı şehrinin ikinci katında misyonerler okulu yer alıyor. Sekiz kat aşağıya inilebilen yeraltı şehri 1965 yılında ziyarete açıldı.
Kaymaklı Yeraltı Şehri: Derinkuyu'dan Nevşehir yönüne 9 kilometre gidildiğinde Kaymaklı Yeraltı Şehri'ne varılıyor. Ziyarete 1964 yılında açılan yeraltı şehri Kaymaklı Kalesi denilen yerin altında bulunuyor. Yumuşak tüfün oyulmasıyla meydana gelen yeraltı şehirleri korunma amacıyla yapılmış. Yeraltı şehrinin bazı bölümleri günümüzde yöre halkı tarafından kiler, depo ve ahır olarak kullanılıyor.
Ihlara Vadisi: Hasan Dağı'ndan çıkan lavların soğuması sonucunda oluşan çatlaklar ve çökmeler vadiyi meydana getirmiş. Uzunluğu 14 kilometre olan Ihlara Vadi'si boyunca kayalara oyulu çok sayıda barınak, kilise ve mezar bulunuyor. Vadinin en iyi korunmuş kiliseleri Ağaçaltı, Pürenliseki, Kokar, Yılanlı ve Kırkdamaraltı. Ihlara Vadisi'ne Aksaray-Nevşehir yolunun 11. kilometresinden sapılarak ulaşılıyor.
Nevşehir Müzesi: İlk Tunç Çağı'na ait fincan, vazo, maşrapa, Phryg devrine ait kemik aletler, kolyeler, Urartu devrine ait bronz kemerler, küpe, yüzük ve mızraklar, Roma devrine ait bilezik, kolye, koku şişesi, Apollon heykelciği, Osmanlı mezar taşlan müzede sergilenen eserlerden bazıları. Nevşehir müzesi her gün 08:00-17:30 arası ziyarete açık. Kayseri Cad. Kültür Sitesi 384-213 14 47
Göreme Açık Hava Müzesi: Peribacalarma oyulmuş kiliselerin, şapellerin, yemekhane ve manastırların bulunduğu bölge 1967 yılında ziyarete açılmış. Milli park kapsamına alınması ise 1986 yılı. Karanlık, El-Nazar ve Tokalı buradaki önemli kiliselerden bazıları. Müze her gün 08:00-17:30 arası ziyaret edilebilir. 384-271 21 67
Karanlık Kilise: Haç plânlı kilise 1980 yılında restore edildi. Tevrat'tan sahnelerin resmedildiği yapı 12.-13. yüzyıllara ait. Göreme Açık Hava Müzesi içinde yer alan kilisede ayrıca son akşam yemeğini, azizleri ve İsa'nın doğum sahnesini gösteren freskolar görülebilir.
Tokalı Kilise: Göreme Açık Hava Müzesi'nde yer alıyor. Bölgenin en büyük kaya kilisesi ve dört mekândan oluşuyor. Çok ender görülen freskoların yer aldığı kilise 10.-11. yüzyıla tarihleniyor.
Kilisenin içinde kırmızı, sarı, yeşil ve mavinin tonlarıyla resmedilmiş freskolarda İsa'nın hayatına ilişkin sahneler, aziz tasvirleri, müjde, doğum ve ziyaret sahneleri görülebilir.
El Nazar Kilisesi: Göreme'den Açık Hava Müzesi'ne giden yolun sağında, El-Nazar Vadisi'nde bulunan kilise 10. yüzyılın sonlarına ait. Müjde, ziyaret, vaftiz sahneleriyle süslü kilisede restorasyon çalışmaları sürüyor.
Ürgüp Müzesi: Volkanik tüf örnekleri, fresk parçaları, Ürgüp ilçesinde bulunmuş fosil örnekleri, Roma ve Bizans devirlerine ait sikkeler, kandiller, Roma devri cam eserleri, ayrıca giysiler ve kemerler müzede sergilenen buluntulardan bazıları. Müze pazartesi günleri hariç her gün 08:00-17:30 arası ziyarete açık. Kayseri Cad. 384-341 40 82
Zelve Açık Hava Müzesi: Göreme-Avanos yolu üzerinde Çavuşin köyü geçiliyor. Zelve yol ayrımından sağa giden 3 kilometrelik yol Zelve'ye ulaşıyor. Zelve 9-13.yüzyıllar arasında Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biriydi. Yöre halkının yerleşim yeri olarak 1952 yılma kadar kullandığı bu alan, aşınma ve çatlama sonucu kayaların düşmesiyle tehlike oluşturmuş ve boşaltılmış. Ziyarete 1967 yılında açılan açık hava müzesinde kilise, cami, manastır, tüneller ve kayalara oyulu evler görülebilir. Ağustos ayında Zelve Açık Hava Müzesi'nde konserler ve el sanatları sergisi düzenleniyor. Müze her gün 08:00-17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
BALON TURU
Göreme çevresinde 200-250.-USD karşılığında balon turları düzenleniyor. Öğle yemeği ve şampanya fiyata dahil. Firmalar müşterilerini kaldıkları otelden alıyor. Eğer imkanınız varsa mutlaka denemelisiniz.
FESTİVAL
Ürgüp Şarap Festivali 21-25 Ekim tarihleri arasında yarışmalar ve eğlencelerle beraber düzenleniyor.
Ürgüp Bağbozumu Şenlikleri: Eylül ayında yöre ve çevre halkının katılımıyla eğlenceler yapılıyor. |