Yüksek olan Tibet Platosu'nun karasal etkilerden dolayı yazın fazla ısınması tarım ve yerleşme sınırının da yükselmesine neden olmuştur. Yazın fazla güneş radyasyonu alan Tibet'te 4000-4300 m'ye kadar tarım yapılır ve buğday, arpa, bezelye ile sarı çiçekli bir cins yağ bitkisi reyp yetiştirilir.
Çin'in doğusu, bol su taşıyan yoğun bir akarsu ağına sahiptir. Batı kısmında ise kapalı havzalara yerleşmiş çöllerde kaybolan geçici akarsular görülür. Bunların başlıcaları;
Göbi, Çungarya ve Taklamakan çölleridir. Yüksek Tibet Platosu'nun karlı buzlu sahalarından sadece Çin'den geçen nehirler değil, Güneydoğu Asya'daki nehirler de kaynağını alır.
Gökırmak (Yang-Çe) nehrinin rejimi oldukça düzenli olup Amazon, Nil ve Mississippi nehrinden sonra dünyanın 4. büyük nehridir. Bu nehir üzerinde Büyük Okyanus'tan iç kısımlardaki kentlere kadar ulaşım sağlanır. Diğer büyük nehirler, kuzeydeki Sarıırmak (Hoang-Ho) ve güneydeki Xi Jiang'dır.
Nüfusu ve yerleşmesi: Nüfusun büyük bir bölümünü (% 92) Han grubu oluşturur. Han, farklı kökendeki ırkların kaynaşmasından meydana gelmiş melez bir ırktır. Çinliler adı ile anılır. M. O. ki yılların sonu ile milâdî yılların başındaki dönemde etkili olan Han medeniyeti, teknolojik yönden en ileriydi. Ülkede farklı dil konuşan çok sayıda etnik topluluk bulunur. Bunlardan Moğollar, Mançurya'nın kuzeyindeki bozkırlarda ve Orta Moğolistan'da, Türkler ise Doğu Türkistan denilen Uygur Bölgesi'nde yaşarlar. Uygur Bölgesi'ndeki Türkler, Türkçe konuşmaktadır. Ana Türk kültürünün tüm özelliklerini Uygur Türklerinde görmek mümkündür. Koreliler, Doğu Mançurya'da; Tacikler, Pamir Platosu'nda; Çinli Müslümanlar, Yukarı Hoang-Ho havzasında ve Tibet Platosu'nda yaşarlar. Bu bölgede Xinning (Sining), Golmut, Dulan kentleri ile birçok yerleşim biriminde ve hatta Budizmin dünyada başkenti sayılan Lhasa' da çok sayıda cami vardır. Çinli Müslümanların ibadet şekilleri, Araplardan ziyade Türkiye'de uygulanan kurallarla aynıdır. Varlıklı kişiler Hacca gitmektedir. Camilerde çocuklara Kur'anıkerim öğretilmektedir. Müslümanlar başlarına beyaz takke giymektedir. Tibet'te göçebe bir hayat yaşayan Kazaklar da Müslüman'dır.
Çin, dünyada nüfusu hızla artan ülkelerden biridir. Nitekim 1949 yılında yarım milyarı aşan Çin'in nüfusu, 2004'te 1.3 milyarı aşmıştır. Çin'de aşırı nüfus artışını önlemek için sıkı önlemler alınmıştır.
Kentleşme sürekli gelişmekte olup toplam nüfusun üçte biri kentlerdedir.
Başkent Pekin, ülkenin idarî kültürel ve sanayi merkezidir. Burada Çin hanedanlarının yaşadığı saraylar, parklar ve büyük meydanlar yer alır. Son yıllarda şehrin dört bir tarafından yükselen gökdelenler, modern oteller, süper-marketler görülür. Tiençin 1947'de Avrupalıların egemen olduğu ticaret ve sanayi şehridir. Şanghay, Kanton, Puçon ve Çingtav, ticarî ve sanayi faaliyetlerinin yoğun olduğu önemli birer liman kentidir. Çungking, Sian, Nanking, Taiyuan iç kesimlerdeki önemli kentlerdir.
Çin'de ayrı bir ortam oluşturan Tibet Platosu aynı zamanda Buda dininin doğduğu ve tapınaklara sahip bir bölge özelliğini de taşımaktadır. Burada 3600 m yükseklikte kurulmuş Lhasa, Tibet'in idarî ve dinî merkezidir. Budistler, Milât yıllarının başlarından (650) itibaren yapılan tapınakları ve kutsal yerleri ziyaret etmektedir. Shigatze (Şigatze); Stang eyaletinin başkenti ve Tibet'in 2. önemli şehridir.
Tibet'in güneyinde iki ayrı bölümden oluşan Lhasa'da son 30 yıl içinde Çinliler tarafından yapılmış çok sayıda modern oteller ve tapınaklar yer almaktadır. Kentin eski giriş yerinde halk çadırlarda koyun ve Hint sığırları ile birlikte oturmaktaydı; bugün ise daha modern bir hâle gelmiştir. Turistler için modem alış veriş merkezleri yapılmıştır.
Ekonomisi: Çin, Eski uygarlıkların doğup geliştiği bir ülke olmasına karşın modern anlamda ekonomik yönden gelişmesine, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlamıştır. Madencilik sanayiinin gelişmesine bağlı olarak demir yolu ulaşımının yaygınlaşması ile ticarî faaliyetlerde ilerleme görülmüştür. Ancak ülkedeki karşıklıklar, nüfusun yeterli beslenmemesi, normal ihtiyaçların karşılanamaması ve hastalıklar, istenilen gelişmeyi engellemiştir. 1950'li yıllarda Marksist-Leninist rejimle devlet tekeli kurulmuş ve tüm işler, devlet tarafından organize edilerek yürütülmüştür. Bu dönemde ülkede özellikle ağır sanayi tesislerinin kurulmasına önem verilmiştir.
Tarım yapılan saha, ülke yüzölçümünün % 10'nu bulur. Faal nüfusun beşte üçü tarımda çalışır. Nüfusun yaklaşık yarısı kuzeydeki ovalarda, güneydeki sulanan sahalarda ve Mançurya'da toplanmıştır. Özellikle eğimli alanlarda sekiler üzerinde yapılan tarım 3000 yıl öncesine dayanır.
Tibet'te koyun, keçi, deve, eşek, domuz ve manda beslenmektedir, üretilen peynir, yün, göllerden sağlanan tuz kervanlarla çevre bölgelere taşınmakta ve karşılığında Tibet halkının ihtiyacı olan çay ve arpa alınmaktadır. Güneşte tabak üzerinde kurutularak üretilen Çin peyniri olarak bilinen
Tibet peyniri, çok sert olup iki-üç yıl tazeliğini muhafaza etmektedir.
Ülkede bol miktarda elma, armut, erik, üzüm, turunçgiller ve ananas üretilir. Başlıca sanayi bitkileri; çay, tütün, şeker pancarı ve şeker kamışıdır. İpek böcekçiliği de yaygındır. Üretilen ipekli kumaşların önemli bir bölümü ihraç edilir.
Ülkede sığır, koyun ve keçi ile çok sayıda domuz (360 milyonun üzerinde) beslenir. Deniz ve tatlı su balıkçılığının önemli bir yeri vardır. Çok gelişmiş ve fazla üretim yapan balık çiftlikleri de kurulmuştur.
Tibet Platosu başlıbaşına ayrı bir maden yatağı bölgesidir. Burada Çaydam Havzası maden yatakları yönünden zengindir. 43 doğal gaz yatağı tespit edilmiştir. Tibet'in yaklaşık orta kesiminde yer alan Golmut'tan doğal gaz çıkarılır. Buradan temin edilen doğal gaz, tüm ülkenin doğal gazının % 40 kadarını oluşturur. Tibet Platosu'nda 1000 kadar hidrotermal saha vardır. Lhasa'nın 90 km batısında Yangbajing'de jeotermal enerjiden elektrik üretilr. Tibet'te bulunan zengin maden yatakları şunlardır: Krom, potasyum tuzu, magnezyum tuzu, lityum, tuz, boksit.
son yıllarda Çin'de iç ve dış ticaret rejiminde önemli değişim ve gelişim süreci başlatılarak 1993 yılından beri yeni bir döneme geçilmiştir. Bu dönemin özelliği, devlete ait orta ve büyük ölçekli işletmelerin yabancı sermaye ve modem teknoloji ile takviye edilmesi ve işletmelerin idaresinin yeniden organize edilmesidir. Modern işletme sistemi; Devlet Ekonomik ve Ticaret Komisyonu'nun kararına göre yapılmaktadır. Bu sistemde işletmelerde uygulanan sosyalist pazar ekonomisi, serbest pazar ekonomisine dönüştürülmektedir. Bunun için yabancı yatırım ve teknolojiye önem verilmeye başlanmıştır. Bunun yanında işletmelerin idaresine özel yetkiler tanınmıştır. Örneğin 1988'de Şanghay'daki Volkswagen Otomobil Şirketi, Almanya'nın ileri teknolojisi ve işletme yönetimi ile takviye edilmiştir. 1995 Mart sonu itibariyle bu otomobil fabrikası 405 bin Santana Sedan tipi araba üretmiştir. Aynı şekilde makine, elektronik, hafif sanayi, tekstil ve kimya sanayii tesisleri içinde benzer uygulamalar yapılmaktadır. Önemli sanayi tesisleri için sürekli olarak dış yardım alınmaktadır. Bu yatırımlar sayesinde sanayide yeni gelişmeler sağlanmıştır. Şanghay'da Belçika, Japonya Almanya, ABD ortak yatırımları ile sanayi tesislerinde üretim arttığı gibi millî ekonomiye de önemli kazanç getirmektedir.
SİNCAN-UYGUR (DOĞU TÜRKİSTAN) ÖZERK BÖLGESİ